Haber Merkezi

SBE16 İstanbul Konferansı’nda inşaatın yol haritası belirlendi

SBE16 İstanbul Konferansı’nda inşaatın yol haritası belirlendi
Yazı boyunu düşür Yazı boyunu yükselt Font boyutu Yazdır

Türkiye’de yapı malzemesi üreticilerinden bilim insanlarına, uygulayıcıları ve mimarlardan müteahhitlere, akademisyenlerden devlet kurumları ve STK’lara kadar toplum, inşaat sektörü ve çevrenin tüm paydaşlarını bir araya getirerek bir ilke imza atan SBE16 İstanbul Konferansı, 15 Ekim Cumartesi günü yapılan kapanış konuşmalarıyla son buldu.

“Akıllı Metropoller-Sürdürülebilir ve Akıllı Binalar ile Akıllı Şehirler için Entegre Çözümler” temasıyla hayata geçirilen konferans 3 gün sürdü. Pek çok ülke ve Türkiye’den 40 davetli konuşmacının yer aldığı konferans boyunca 30 oturum gerçekleştirildi ve 113 bildiri sunuldu. Akıllı şehir, akıllı bina, akıllı malzeme, akıllı ulaşım, ekolojik hassasiyet, kalifiye işçi, ithalat ve ihracat, kentsel doku, kaynak verimliliği, performans göstergeleri ile sosyal, kültürel ve finansal yaklaşımlar gibi pek çok konu, konferansta detaylıca masaya yatırıldı.

1476795430_t__rkiye___msad_ba__kan___f-_fethi_hinginar

FETHİ HİNGİNAR: EN BAŞARILI KONFERANSLARDAN BİRİ OLDU…

SBE16 İstanbul Konferansı’nın başarısına değinen Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı F. Fethi Hinginar; “Bugüne kadar gördüğüm en başarılı çalışmalardan biri oldu. Türk inşaat sektöründe hep söylediğimiz gibi sadece inşaat malzemesi değil, yapı kalitesinin ve ona bağlı olarak da insanlarımızın yaşam kalitesinin yükselmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu nedenle SBE16 İstanbul Konferansı, bu konuda son yıllarda yapılan en başarılı ve etkin çalışma oldu. Bizim bütün amacımız, inşaat sektörünün tüm katmanlarını malzeme üretiminden projecilere, mimar, mühendis, uygulayıcı, müteahhit, üniversiteler ve kamu gibi bir araya getiren bir Türkiye yapısı ekolünün mevcut durumdan daha iyiye nasıl dönüşeceği konusunda bir tartışma ve fikir geliştirme ortamı yaratmaktı. Bu çalışmalarla bu amacımıza bir ölçüde ulaştık. Umarım Türkiye İMSAD’ın çabaları örnek alınır ve bu tip konferansların etkinliği artırılır” dedi.

SBE16 İstanbul KonferansıNILS LARSSON: SBE16 İSTANBUL BEKLENTİLERİMİZİ AŞTI…

IISBE (International Initiative for a Sustainable Built Environment) Direktörü Nils Larsson, Sürdürülebilir Yapılı Çevre Konferanslar Serisi’nin İstanbul ayağını konular ve araştırmalar bakımından “alışılagelmişin dışında bir seri” olarak yorumladı.

Larsson; “Gerek konuşmacılar gerek sunulan yüzlerce bildiri, sektörün tüm birimlerinden katılan profesyonellerce yapılan çalıştay ve ortaya çıkan sonuçlar, gerçekten de tüm seriler içinde alışageldiğimizin dışında kaldı, beklentilerimizi geçti. Özellikle çalıştay sonuçlarına dair söylenecek tek şey ise ‘mükemmel özet’ olur. Hedefimiz, burada çıkan sonuçların bir yol haritasıymışçasına sektörün tüm birimleri tarafından önemle ele alınması, uygulanmasıdır. Çünkü hepiniz tek ve özelsiniz. Hem sektörünüzün, hem şirketinizin, hem de sağlıklı bir yaşam için sürdürülebilir sonuçlar almanın tek yolu bu” şeklinde konuştu.

SBE16 İstanbul KonferansıGORDON FALCONER: AKILLI ŞEHİR İNŞASINDA “BOŞ SAYFA” YAKLAŞIMI…

Konferansın en çok ilgi gören isimlerinden, aynı zamanda ana konuşmacılar arasında yer alan Schneider Elektrik Akıllı Şehirler Global Direktörü Gordon Falconer, akıllı şehir inşa etmenin en ideal yolu olan boş sayfa yaklaşımını açıkladı: “Akıllı şehir kavramı, şehir gelişimi için önemli olan birtakım temel unsurları içermektedir. Bu açıdan öncellikle akıllı şehir kavramının tanımı yapılmalı ve şehri oluşturmak için planlama ilk adım olmalıdır. İkinci adım ise akıllı şehir teknolojileridir. Bir akıllı şehir inşa etmek için ideal olan ‘boş sayfa’ yaklaşımı zordur ve işin sırrı, kamu tarafından geliştiricilerin teşvik edilmesidir.

‘Akıllı’ ifadesi, mevcut sistemler üzerinde işletim ve kontrol stratejilerinin geliştirilmesi anlamına gelir. Mevcut sistemleri bertaraf ederek yenisini oluşturmak veya sadece mevcut altyapıya bir sensor eklemekten ibaret değildir. Gerçek anlamda ‘akıllı şehir’, yetersiz veri akışı olan mevcut sistemi ‘büyük veriler-big data’ sağlayacak şekilde yenileyerek, şehirleri yeniden oluşturmak amacı taşır. Ticari binalar, bu sistemin nasıl olduğunu gösteren somut örneklerdir. Bu binalarda toplam enerji tüketiminin yüzde 70’ni oluşturan ısıtma-havalandırma-soğutma (HVAC) ve aydınlatma sistemleri, akıllı sıfatı ile yüzde 30 oranında azalır. Benzeri somut örnekler ile şehri akıllı hale getirmek kolaylaşacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, bölgelere göre farklılık gösterebilen bazı önemli ticari kaygıların aşılması, mevcut binaların iyileştirilmesi ile sağlanacak faydaların daha net ortaya çıkmasını sağlayacaktır.”

SBE16 İstanbul Konferansı

KAZUO IWAMURA: YAŞAMIN GÜVENLİĞİ İÇİN YAPILI ÇEVREYE ESNEKLİK ENTEGRASYONU

Mimari ve kentsel bütünsel sürdürülebilirlik konusunda uzman olan, aynı zamanda 2003 yılında Dünya Habitat Ödülü, AIU 2003 Ödülü, JIA Çevre Mimarlık Ödülleri sahibi, 14 kitabı bulunan Iwamura Atelier Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Kazuo Iwamura, özellikle doğal afetlerle ilişkilendirerek yaptığı sunumda yaşam güvenliği ve çevresel entegrasyon konusuna değindi. Nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu 21. yüzyıl şehirlerinde küresel ısınma, doğal afetler, yaşlanma, sağlık sorunları, anlaşmazlık, terör ve altyapı yetersizlikleri gibi belirsiz risklerin yükseldiğine ve buna karşılık geliştirilen “Yapılı Çevreye Esneklik Entegrasyonu” kavramına dikkat çeken Iwamura, şunları ifade etti:

“Esneklik ifadesi, 1970’li yıllarda çevrebilim dünyası tarafından ortaya konan, bozulma ya da karışıklık durumlarında bakım ya da düzeltme için sistem kapasitesini tanımlamak amacıyla ortaya atılmıştı. Bu yaklaşımın şehir ve binalara (yapılı çevre) uygulanabilirliği öngörüldü, çünkü bunlar değişen durumlara sürekli adapte edilecek karmaşık sistemlerdi. ‘Esnek yapılı çevre’ fikri gelişerek, sürekli gerginlik ya da ani şoklarla tehdit edilen yaygın bozulma ya da fiziksel veya sosyal sistemin çöküşü gibi durumlarla kavramsal olarak alakalı oldu. ‘Yapılı çevreye entegre esneklik’ kavramı sonuç olarak, işlevini yerine getirecek olanların kapasitesini tarif eder. Böylece orada yaşayan ve çalışan insanlar -bilhassa fakir ve savunmasız olanlar- hangi stres veya şokla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, hayatta kalıp başarabilirler. Japonya’da yaşanan afetler gibi tüm dünyada şahit olduğumuz durumlar en iyi örneklerdir. Bu bakımdan insan güvenliğini ilgilendiren böylesine bir amaç, mesleğimizin dünya çapında sosyal sorumluluk anlayışını formüle eden yüksek öncelik olmalıdır.”

YENİLİK VE DOĞAYA UYUM ŞART!

SBE16 İstanbul Konferansı çerçevesinde yapılan; Enerji ve Çevre Bakanlıkları, sektör temsilcisi STK’lar ve şirket temsilcilerinin katıldığı çalıştay, konferansın en önemli adımlarından biri oldu. Çalıştay kapsamında “Sürdürülebilir Yapılı Çevreye Geçiş Sürecinde Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, profesyoneller tarafından tartışıldı. Çalıştayda Bütünleşik Tasarım, Mevzuat (destekler, standartlar, genelge ve yönetmelikler), Sürdürülebilir Yapılı Çevre Sertifikasyonu (bina-çevre-denetim), Malzeme Sertifikasyonu (çevresel ayak izi,performans), Finansal Araçların Geliştirilmesi, Binalarda Enerji Verimliliği, Yenileme-Kapsamlı Yenileme ve Kentsel Dönüşüm ile ilgili yapı sektörüne ait sistemsel sorunlar başlıkları altında sorunlar belirlenerek, çözüm önerileri sunuldu.

Bir Cevap Yazın

vakıf taşdelen su

noyadecor