Cenay Toprakkaya

Akdeniz’in yeni gözdesi; Aynalıgöl Mağarası

Akdeniz’in yeni gözdesi; Aynalıgöl Mağarası
Yazı boyunu düşür Yazı boyunu yükselt Font boyutu Yazdır

Mersin’in Aydıncık ilçesinde turizme kazandırılan Aynalıgöl Mağarası, Akdeniz’in en gözde tarihi mekanlarından biri haline geldi.

Buzul dönemine ait oluşumların yer aldığı ve tabiat anıtı olarak ilan edilen Aynalıgöl Mağarası, doğa ve tarihi bir arada barındıran özelliğiyle dikkat çekiyor. 15 yıl önce bir çoban tarafından keşfedilen mağara, eşsiz yapısı ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi.

Aynalıgöl Mağarası

BÜYÜLÜ BİR DÜNYANIN KAPILARINI ARALIYOR

Mağaranın 60 milyon yıllık bir oluşumu olduğunu kaydeden uzmanlar, kireç taşlarının erimesi ile oluşan mağaranın bir tabiat harikası olduğunu kaydetti. 555 metre uzunluğunda bir koridora sahip mağara, içine girildiği anda büyülü bir atmosfer sunuyor. Işıklandırılan sarkıt ve dikitler fantastik film sahnelerini aratmazken, yerli ve yabancı turistler büyülü bir dünyanın içine girmenin keyfini sürüyor. Son kısmında bulunan ve yansıması ile mağaraya adını veren aynaya benzeyen göl ise, izleyenlere görsel şöleni aratmıyor.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ SON KAYIT NOKTASI

450 metre yatay ilerleyen ana galerinin ardından büyük boyutlu bir göl ile son bulan Aynalıgöl Mağarası’nda zorlu bir parkurun ardından ulaşılan, deniz seviyesinden 47 metre aşağıda bulunan sarkıt ve dikit gibi oluşumların, su altında kalarak atmosferik değişimlerden etkilenmeden günümüze kadar ulaştığı tespit edildi. Su altında kalan oluşumların küresel iklim değişikliği öncesinde oluştuğu, bünyelerinde önceki Buzul Dönemi’ne ilişkin bütün hidrolojik ve atmosferik verileri saklı tuttuğu uzmanlar tarafından belirlenirken, mağara bu özellikleriyle yaşanmış son iklim değişikliğine ilişkin Doğu Akdeniz’de bulunan tek kayıt noktası olma özelliğini de taşıyor.

Bir Cevap Yazın

vakıf taşdelen su

noyadecor