Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Turizmde kaynak

Hiç düşündünüz mü neden turizmde “mesleki gelişim” ve “kişisel gelişim”

Hiç düşündünüz mü neden turizmde “mesleki gelişim” ve “kişisel gelişim” konularında yurt dışından kaynaklar masaya konuluyor da kendi datamız çok az miktarda oluyor. Bunun için gençlik yıllarımıza geri dönmemiz lazım. Okul hatta üniversiteye gitmiş, bu yazıyı okuyan kaç kişi acaba “Ben ezberlemedim, öğrendim” diyor?

Öğretirken ezberletmeyi severiz. Hatta soru soran, irdeleyen, konuda mantık arayan öğrenci pek popüler değildir. İşte bu öğretme-öğrenme modeli, biz büyüyünce de değişmiyor. İş hayatında da bizi bir sıra eğitime, neden bu eğitime ihtiyacımız olduğunu bilmeden; “Ne olursa olsun, öğrenmek iyi” uydurmasının arkasına saklanarak dahil ederler.

Senelerdir çalıştığımız şirket, bizi ısrarla her yıl aynı dakika süresinde, aynı eğitim içerikli, aynı konuya dahil eder. Ama şimdi hakkını yemeyelim; her eğitim sonunda bir “eğitim değerlendirmesi” yapar, ki bu da aslında sadece “yasak savma”dır, devamında büyük bir gurur ile “Biz 10.000 saat eğitim yaptık” cümlesini duyarız. MUHTEŞEM! Peki çalışan memnuniyetin, misafir memnuniyetin hatta şirket gelirin arttı mı bu 10.000 saat eğitim sayesinde? Neyse, bu konuyu başka bir makale konusu olarak ele alırız…

Çalışmaya başladığımız gün, şirketle karşılıklı bir sözleşme imzalamış olarak çalışmayı, gelişmeyi ve kazanmayı kabul etmiş oluruz. Cicim ayları şahanedir; bir heyecan şirketin sunduğu eğitimlere sorgusuz sualsiz katılırız. “Bu eğitim kariyerimin neresinde işime yarayacak?” sorusu gelmez bile aklımıza. Eğitim konusu ne olursa olsun almak gerekir. Bu meditasyon tekniklerinden tutun, irade nasıl güçlenire kadar gider. Kulağa çok komik geliyor, ancak eğitim ihtiyaç analizi yapılmayan, mesleki beceriyi desteklemeyen, şirket hizmet kalitesini arttırmayan, “yasak savma” için binlerce saat eğitim vermiş görünmek için şahane eğitim konuları var.

tourmag-turizmde-kaynak

Şirkette çalışmaya devam ettikçe bir yol ayrımına geliriz…

  1. Bu eğitimin bana profesyonel alanda faydası ne olacak?
  2. Eğitim konusu ne olursa olsun her bilgi değerlidir.

Kariyerinde gelişen, başarılı ve sağlıklı büyüyenler 1. yolu tercih edenlerden çıkıyor. Onlar zamanlarını, ihtiyaçlarını karşılayacak pozisyonlarında büyümekteler. 2. yolu seçenler ise tanıdık birileri varsa eğer pozisyon elde ediyor, çok uzun soluklu olmuyor, hatta çok çabuk demoralize olup, iş değiştiriyorlar ya da bulundukları çalışma ortamını mutsuz ediyorlar.

Bilinçli tüketici olarak aldığımız eğitimlere de dikkat etmemiz lazım!

Şirket hizmet kalitesini arttırmak yerine kişisel eğitimleri bol keseden sunarken “Çalışan şirkete ne katıyor?” diye geri sorsanız, alacağınız yanıt uzun uzun mesailere kaldığı, ailesinden çok çalışma arkadaşlarını gördüğü, “Burada hiçbir iş bitmiyor” haykırışı, hatta konuşmanın devamında “Ben olmasam bu şirket batar” yükselişi olacaktır.

tourmag

Bu durumda karşılıklı imzalanan sözleşmeye ne oldu o zaman? Bu saydıkları istenmiyordu ki kendisinden; ne fazladan mesaiyeye kalması, ne de sevdiklerinden ayrı düşmesi… İşte tam bu noktada “kaynak” giriyor devreye. Üretenden çok, tüketen bir sektörüz. Dolayısıyla bizim kaynak üreten, sistem kuran, geliştiren ve kazandıran adam sayımız az. Biz “Bana sorsunlar” mantığı ile başarılı işlere imza atmaya çalışıyoruz. Aslında bu temel bir savunma mekanizması, zira temelinde “Öğretemem, söylerim sen yaparsın” yatıyor.

Unuttuğumuz en temel mantık ise; “Bana muhtaç olarak ilerlerse sistem, ben ilerleyemem. Ekibe ve şirkete bir faydam olmaz.” Okulda benimsediğimiz yöntem olan bilginin ezberlenerek işlenmesi, aradan geçen yıllara rağmen burda da devam etmekte. Kafamızı kaldırıp dünyada ne oluyor, yeni trendler neler var diye bakma zamanımız olmuyor. Zira fazla mesai vs. derken, zaman yönetimi konusunda da başarısızlığımızı göstermiş oluyoruz.

Bir düşünsenize… 1980’lerde Spaghetti’nin Çin Noodle’e dönüşmesi ile hayat bulan modern füzyon mutfak, 1999’un ikinci yarısında Alaska Havayolları’nın ilk defa denediği online check-in dışında ne var yeni, servis edilen etin üzerine serpilen tuz ile eğlenceli görsel yaratma mı? Kat hizmetlerinde tuvalet kağıdının üçgen katlanıp, üzerine bir yapışkan yapıştırmada kaldık. Misafir İlişkilerinde SMART geri bildirim alıp, kişiselleştirilmiş hizmet vermekte zorlanıyoruz.

tourmag-gul-gursoy
Gül Gürsoy

Oysa olması gereken ne mi? Şöyle söyleyeyim; “Kolay değil! Ezberi kopyala değil! Quick-fix dediklerinden de değil! Hatta yasak savma hiç değil!”

Üretebileceğimiz o kadar çok konu var ki; turizm sektörünün dünya literatüründe yer almış “Türk misafirperverliği” başka hiçbir yerde yok. Biz aile büyüklerimizden öğrendiklerimizin bir listesini yapsak, örf ve adetlerimizi bir kaleme alsak, yemek kültürümüzü muhteşem doğamız ile birleştirsek, “turizm” kavramına anlam katmış olur, tüm sektöre “kaynak” olmuş oluruz.

Bilgi bizde, yaşam tarzı bizde, lezzetli tarifler bizde, kültür bizde! O zaman gelin ezbercilikten çıkalım, kaynak üretmeye başlayalım.

İlham almak harikadır, ilham verici bir Lider olmak ise muhteşem…

Gül Gürsoy
Eğitim ve Gelişim Yöneticisi, Yetenek Avcısı
Kariyer ve Yönetici Koçu