8. Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı – Heritage İstanbul, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. Etkinlik kapsamında fuar, müzecilik, arkeoloji, restorasyon ve kütüphanecilik sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar; konferans, söyleşi ve atölye çalışmalarında alanında uzman isimlerle bir araya gelecek.
Açılışa; Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Genel Sekreteri Sultan Raev, Kütahya Valisi Musa Işın, Şişli Kaymakamı Ahmet Gazi Kaya, Çavdarhisar Kaymakamı Abdullah Gedik, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Çavdarhisar Belediye Başkanı Halil İbrahim Topbaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat katıldı. İstanbul Valisi Davut Gül, açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un “şehirlerin anası” ve büyük bir kültürel zenginliğe sahip olduğunu dile getirerek, sahip olunan zenginliği korumanın ve geleceğe aktarmanın en önemli sorumlulukların başında geldiğini söyledi. Etkinlik dolayısıyla sektörün bütün paydaşlarının bir araya gelme imkanına kavuştuğunu vurgulayan Gül; “Hocalarımız restorasyonun sadece bir inşaat işi olmadığını hep vurgular. Bu alanda çalışan inşaat işçisinden kullanılacak malzemeye, koruma kurullarındaki uzmanların göstereceği hassasiyetten sektör kuruluşlarının bu çalışmalara ayırdıkları bütçeye kadar bütün meselelerin konuşulup tartışılması ve iyi örneklerin gösterilmesi bu sürece olumlu anlamda bir katkı sunacaktır” dedi.
“HERKESİN İSTEYEREK GÖREV ALDIĞI BİR PROJE”
TG Expo Genel Müdürü Hasan Cem Şenel, sektörün bütün paydaşlarıyla birlikte 8. kez bir arada olmaktan dolayı mutlu olduğunu ve düzenledikleri birçok etkinlik içinde Heritage İstanbul ‘un çok özel ve kıymetli bir yerde bulunduğu söyledi. Fuarı sadece ticari bir faaliyet olarak değil, herkesin isteyerek görev aldığı bir proje olarak gördüklerinin altını çizen Şenel; “Heritage İstanbul’u 2015 yılından beri düzenliyoruz ve bu fuarla birlikte kültür mirasımızın uluslararası ölçekte bilinirliğinin sağlanması ve bu mirasımızın dünyanın farklı bölgelerinde bir yer edinmesine katkı sağladığımız için büyük bir gurur yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ülke kültür turizmine de önemli bir katkı sunuyoruz”
Hasan Cem Şenel, fuarın bütün paydaşlarıyla kültürel mirası tanıtmaya önemli bir imkan sunduğunu vurgulayarak, şu bilgileri verdi: “Bugün bir kez daha geçmişi geleceğe taşımak, kültürel mirasımızı korumak ve yaşatmak adına büyük bir heyecanla bir araya geldik. İstanbul’un tarih kokan sokaklarından yükselen kültürel mirasımız üzerine düşünmek, konuşmak ve bu mirası geleceğe aktarmak için buradayız. Türkiye ve Avrupa’dan arkeoloji, restorasyon, müzecilik ve kütüphanecilik alanlarında uzman kuruluşların katılımıyla kültürel miras üzerine dünyada gelişen trendler, güncel sistemler ve teknolojileri tanıtmak, atölye çalışmalarıyla ziyaretçilere bir katkı sunmak adına Heritage İstanbul ‘u düzenliyoruz. Bu alanın paydaşlarını bir araya getirerek ülke kültür turizmine de önemli bir katkı sunuyoruz.” Şenel, bu yıl 20 ülkeden yaklaşık 1500’ü yabancı olmak üzere 9 bin civarında sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

“TEKNOLOJİDEN FAYDALANMAK ZORUNDAYIZ”
Heritage Projeleri Kurucusu Osman Murat Akan ise fuarda bu yıl çeşitli yenikler olacağını ve bütün sektörlerde yükselen bir değer olan teknolojiyi sürece dahil ettiklerini aktardı. Aizanoi Antik Kenti’ni yeni bir bakış açısıyla kültürel miras alanına taşımak istediklerini kaydeden Akan, sözlerine şöyle devam etti: “Belki birçoğumuz tıpkı benim gibi teknolojiden uzak bir konumda ama artık teknoloji hayatımızın olmazsa olmaz bir parçası. Heritage İstanbul olarak da teknolojinin bütün imkanlarını kullanmamız gerektiğinin farkındayız. Kültürel mirasın korunmasında teknolojiden faydalanmak zorundayız. Bu imkanları kullanarak Aizanoi Antik Kenti’ni ziyaretçilerimize tanıtmak için çeşitli görüntüler aldık ve bunları fuar alanlarında sergiliyoruz. Bunu bir başlangıç olarak kabul ediyoruz ve bundan sonra her yıl farklı bir kültürel miras alanımızı bu tip organizasyonlarla ön plana çıkarmaya çalışacağız. Böylece bu miras alanlarının tanıtımda da bizim de bir katkımız olacağını düşünüyoruz.”

FARKLI SEKTÖRLERDEN UZMAN İSİMLER KONUŞACAK
Emeritus Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da bu gibi fuarların hayal ve düşüncelerden gerçekleştirilebilir bir düzleme ulaşmasının önemine dikkat çekti. Haliç Araştırmaları Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Önder Küçükerman, bir kültürel miras koruma çalışmasında yapı, yapının içinden çıkan aletler ve onun tarihsel hikayesinin birlikte korunması gerektiğini ve korunmak istenen değerin ancak bu üç unsurun bir arada olduğu zaman korunabileceğine dile getirdi. Arkeolojik alanların ve simgesel yapıların uluslararası uygulamalara uygun olarak korunmasına ilişkin farkındalığın arttırılması, kültür varlıklarının iadesinde kullanılan yöntemler, Antakya ve çevresindeki vakıf eserlerinin deprem sonrası onarımları, Taş Tepeler, iklim krizi ve müzeler gibi konferans başlıklarının yer aldığı fuar, 17 Mayıs’ta sona erecek.



