Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Atıl turizm kapasitesinden yaşlı yaşam ekonomisine: Türkiye için stratejik bir dönüşüm modeli

Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Emeklilerin ve ileri yaş grubunun nüfus


Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Emeklilerin ve ileri yaş grubunun nüfus içindeki payı artarken, insanların yaşlılığa ilişkin beklentileri ve ihtiyaçları da değişiyor. Bugünün emeklileri ve yaşlıları yalnızca daha uzun yaşamak istemiyor; sağlıklı, aktif, güvenli, sosyal ve kaliteli bir yaşam sürdürmek istiyor.

Ancak yaşlanmanın bir başka gerçeği daha var. Yaş ilerledikçe kronik hastalıkların, bağımlılığın, kırılganlığın, geri kalmanın ve bakım ihtiyacının artması; aileleri, sağlık ve sosyal bakım sistemlerini, insan kaynağını, altyapıyı, tedarik zincirlerini ve kamu finansmanını daha fazla zorluyor. Dolayısıyla, yaşlanma artık yalnızca demografik bir değişim değildir.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

TURİZM TESİSLERİNDEN YAŞLI YAŞAM, BAKIM, SAĞLIK VE AKTİF YAŞLANMA KOMPLEKSLERİNE

Yaşlanma aynı zamanda yeni bir bakım ekonomisinin, sağlık ekonomisinin, yaşam ekonomisinin ve yaşlı turizminin ortaya çıkmasına neden olan büyük bir dönüşümdür. Tam bu noktada Türkiye’nin önünde dikkat çekici bir fırsat bulunmaktadır: Yeni tesisler inşa etmek kadar, mevcut ve yeterince verimli kullanılamayan turizm kapasitesini yaşlı yaşamı ve bakımı, engelli bakımı, sağlık, rehabilitasyon, wellness ve aktif yaşlanma hizmetlerine dönüştürmek. Bu yaklaşım yalnızca turizm sektörünün mevsimsellik sorununa çözüm aramak anlamına gelmez. Aynı zamanda Türkiye’nin hızla geliştirmesi gereken yaşlanma ve bakım ekosistemini, bugün zaten var olan fiziksel kapasiteyle buluşturabilecek stratejik bir dönüşüm modelidir.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

İKİ BÜYÜK DEĞİŞİM, TEK BİR STRATEJİK FIRSAT

Türkiye turizm sektöründe özellikle küçük ve orta ölçekli oteller ve tatil köyleri; yüksek işletme maliyetleri, finansman baskısı, personel giderleri ve mevsimsellik nedeniyle önemli ekonomik zorluklarla büyük ölçüde karşılaşmaktadır. Sezon dışında dolulukların azalmasına rağmen enerji, bakım, güvenlik, personel ve finansman gibi sabit giderler devam etmektedir. Bunun sonucunda bazı tesisler satışa çıkmakta, bazıları düşük kapasiteyle çalışmakta, bazıları ise ekonomik potansiyelinin altında faaliyet göstermektedir.

Diğer tarafta ise yaşlanan toplumların yaşam, sağlık ve bakım hizmetlerine duyduğu ihtiyaç sürekli büyümektedir. Üstelik yaşlı bireyin ihtiyacı yalnızca tıbbi olan ve tıbbi olmayan bakım değildir. Güvenli ve erişilebilir konut, sağlıklı beslenme, sosyal yaşam, rekreasyon, kültür, spor, wellness, rehabilitasyon, kişisel bakım, seyahat ve aileyle iletişim de yaşlı yaşamının önemli unsurlarıdır. İşte bu iki büyük değişimin kesiştiği yerde yeni bir fırsat ortaya çıkmaktadır: Turizm altyapısını yaşlı yaşam ekonomisinin altyapısına dönüştürmek.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

TÜRKİYE’NİN İHTİYACI YALNIZCA YENİ BİNALAR DEĞİL, YENİ BİR BAKIM EKOSİSTEMİDİR

Türkiye dünyanın genç nüfus yapısından yaşlanan nüfus yapısına hızla geçiş yaşayan ülkelerinden biridir. Bu dönüşümle birlikte Türkiye’de; kurumsal bakım, evde bakım, destekli yaşam, teknolojik bakım, evde rehabilitasyon, yaşlı turizmi, aktif yaşlanma, bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve çevre, yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri gibi alanlarda kapasite geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Buradaki mesele yalnızca daha fazla bakım yatağı oluşturmak değildir. Asıl ihtiyaç; nitelikli hizmet, standartlaşma, insan kaynağı, teknoloji, finansman, tedarik, eğitim, erişilebilirlik, denetim ve güvenilir bir bakım ve destek kültürünün birlikte geliştirilmesidir. Bu nedenle yaşlanma ekonomisi yalnızca sosyal hizmetlerin konusu olarak değil, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınma gündeminin önemli bir parçası olarak ele alınmalıdır.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

YENİ TESİS YAPMAK YERİNE MEVCUT KAPASİTEYİ DÖNÜŞTÜRMEK

Yaşlı bakımına yönelik yeni bir kompleks inşa etmek; arsa, proje, inşaat, malzeme, altyapı, enerji, insan kaynağı ve finansman açısından yüksek kaynak gerektirir. Oysa Türkiye’nin birçok bölgesinde hâlihazırda odaları, mutfakları, sosyal alanları, açık alanları, ulaşım bağlantıları ve işletme altyapısı bulunan verimsiz olarak nitelendirilebilecek turizm tesisleri vardır. Elbette her otel veya tatil köyü yaşlı yaşam ve bakım kompleksine dönüştürülemez. Ancak uygun lokasyonda bulunan, sağlık hizmetlerine erişimi olan, mimari açıdan dönüştürülebilir, güvenli ve erişilebilir hâle getirilebilecek, yeterli sosyal ve açık alanlara sahip yaşlı ve engelli dostu potansiyeli geliştirilebilecek tesisler belirlenebilir.

Böylece Türkiye genelinde bir “dönüşebilir turizm tesisleri envanteri” oluşturulabilir. Tesisler; lokasyon + sağlık ve sosyal hizmetlere erişim + mimari uygunluk + deprem ve yangın güvenliği + erişilebilirlik + açık alan + insan kaynağı + yatırım maliyeti + bölgesel ihtiyaç + hedef kullanıcı gibi kriterlerle değerlendirilebilir. Çünkü mesele yalnızca yeni kapasite üretmek değildir. Mevcut kapasiteyi daha üretken, verimli ve toplumsal açıdan değerli hâle getirmek de bir kalkınma stratejisidir.

tourmag

TURİZM TESİSLERİNDEN YAŞLI YAŞAM KOMPLEKSLERİNE

Dönüşümün hedefi klasik anlamda bir “bakım evi” yaratmak olmamalıdır. Yeni nesil yaşlı yaşam kompleksleri; konaklama + bakım + sağlık + rehabilitasyon + beslenme + wellness + sosyal yaşam + katılımcılık + kültür + seyahat + teknoloji bütünlüğünde tasarlanmalıdır. Çünkü yaşlı birey yalnızca bakıma ihtiyaç duyan bir insan değildir. Bağımsız yaşayabilen emekliler ve yaşlılar için sosyal yaşam, kültür, spor, gezi, wellness ve eğitim olanakları sunulabilir. Günlük yaşam aktivitelerinde desteğe ihtiyaç duyan bireyler için kişisel bakım, hemşirelik, sağlık takibi ve rehabilitasyon hizmetleri geliştirilebilir.

Daha ileri bakım ve sağlık gözetimi gereken bireyler için ise uzmanlaşmış bakım alanları oluşturulabilir. Bu farklı grupların aynı tesis içinde bulunması mümkün olabilmekle birlikte, fiziksel, operasyonel ve klinik gerekliliklere göre ayrıştırılması gerekir. Böylece turizm tesisleri yalnızca konaklama yapılan mekânlar olmaktan çıkarak yaşamın farklı dönemlerine hizmet veren çok işlevli yaşam komplekslerine dönüşebilir.

tourmag

MEVSİMSELLİKTEN 12 AYLIK YAŞLI YAŞAM EKONOMİSİNE

Türkiye turizminin önemli sorunlarından biri mevsimsellik ve sürdürülebilirliktir. Birçok tesis yılın birkaç ayında yüksek dolulukla çalışırken diğer aylarda kapasitesinin önemli bölümünü kullanamamaktadır veya kapatmak zorunda kalmaktadır. Yaşlı yaşam ekonomisinin önemli özelliği ise yılın tamamına yayılan bir hizmet talebi yaratabilmesidir. Aktif emekliler, yaşlı gezginler, destekli yaşam ihtiyacı bulunan bireyler ve bakım hizmeti alan kişiler yılın farklı dönemlerinde hizmet talep edebilir.

Böylece uygun turizm tesisleri; mevsimsel turizm tesislerinden 12 ay çalışan yaşlı yaşam, bakım, sağlık, wellness ve aktif yaşlanma merkezlerine dönüşebilir. Bu dönüşüm yalnızca tesisin gelir modelini değiştirmez. Aynı zamanda bölgedeki istihdamı, sağlık hizmetlerini, gıda tedarikini, ulaşımı, sosyal hizmetleri ve yerel ekonomiyi de yılın tamamına yayabilir. Kaynak dokümanda da bu modelin 365 gün faaliyet, daha sürekli istihdam ve daha öngörülebilir işletme yapısı yaratma potansiyeline dikkat çekilmektedir.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

İKİNCİ DÖNÜŞÜM: BAKIM SEKTÖRÜNDE STANDARTLAŞMA VE MARKALAŞMA

Türkiye’nin yaşlanma ekonomisindeki dönüşümü yalnızca turizm tesislerinin yeniden işlevlendirilmesiyle sınırlı kalmamalıdır. Mevcut yaşlı bakım kuruluşlarının da kalite ve sistematik açıdan kesinlikle geliştirilmesi gerekir. Bu amaçla ulusal ölçekte bir yaşlı yaşam ve bakım hizmetleri kalite modeli oluşturulabilir. Bu model; mimari ve erişilebilirlik standartlarını, insan kaynağı kriterlerini, bakım süreçlerini, sağlık ve güvenlik uygulamalarını, beslenme standartlarını, sosyal yaşam kriterlerini, teknoloji kullanımını, kalite göstergelerini, denetim mekanizmalarını tanımlayabilir.

Daha sonra bu standartları karşılayan işletmeler ortak bir marka çatısı altında birleşmek üzere teşvik edilebilir. Uygun koşullarda bu yapı bir franchise veya lisanslama modeli ile ülke genelinde yaygınlaştırılabilir. Böylece Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı işletmeler tarafından verilen bakım hizmetlerinin ortak bir kalite ve hizmet anlayışına yaklaşması sağlanabilir. Bu yaklaşım yalnızca markalaşma değil, aynı zamanda bakım hizmetlerinde güven, standartlaşma ve sürdürülebilirlik anlamına da gelir.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

TÜRKİYE’NİN YENİ YAŞLI TURİZMİ

Bu dönüşümün önemli boyutlarından biri de uluslararası yaşlı turizmidir. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları ve emekliler açısından Türkiye yalnızca bir tatil destinasyonu değil; yaşam, sağlık, bakım ve sosyal bağların sürdürülebileceği bir merkez olabilir. Bunun yanında Avrupa’da bakım kapasitesinin zorlandığı ve bakım maliyetlerinin yüksek olduğu pazarlarda Türkiye; coğrafi yakınlığı, iklim çeşitliliği, sağlık altyapısı ve turizm deneyimiyle alternatifler geliştirebilir.

Ancak uluslararası yaşlı turizminde başarı yalnızca fiyat avantajına bağlı değildir. Rekabetin temel unsurları; güvenilirlik, hizmet kalitesi, sağlık hizmetlerine erişim, nitelikli personel, dil desteği, sigorta, hukuki güvence, aile iletişimi ve uluslararası standartlar olacaktır. Dolayısıyla hedef “düşük maliyetli bakım” değil, nitelikli ve güvenilir yaşam ve bakım hizmeti sunan bir Türkiye markası oluşturmak olmalıdır.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

FİNANSMAN: BAKIM EKONOMİSİNİ YATIRIM ALANINA DÖNÜŞTÜRMEK

Bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için finansman mekanizmalarının da yeniden düşünülmesi gerekir. Bu nedenle çocuk, yaşlı ve engellilere yönelik bakım ekonomisini kapsayan, işbirliğimiz ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası / EBRD tarafından hazırlanan bir yatırımcı rehberi yaklaşımı önem taşımaktadır. Bu rehber; kime, hangi yatırım için, ne zaman, hangi koşullarda ve hangi finansman araçlarıyla destek sağlanabileceği konusunda yatırımcıya yol gösterecek bir yapıya dönüştürülebilir.

Böylece bakım ekonomisi yalnızca sosyal hizmet alanı olarak değil, aynı zamanda ölçülebilir sosyal ve ekonomik değer üreten bir yatırım ve gelişim alanı olarak değerlendirilebilir. Kamu-özel sektör iş birlikleri, uygun kredi mekanizmaları, yatırım teşvikleri, kredi garantileri, uzun süreli kiralama ve benzeri finansman modelleri bu dönüşümün araçları arasındadır ve EBRD tarafından bakım ekosistemi geliştirmeye yönelik erişilebilir finansman temini imkanlarıda değerlendirilebilir.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

BU DÖNÜŞÜM BİR BAKANLIĞIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN ORTAK POLİTİKASI OLMALI

İşte modelin en kritik aşaması burada başlamaktadır. Döngüsel ekonominin sürdürülebilirliği için, verimsiz turizm tesislerinin yaşlı yaşam ve bakım komplekslerine dönüştürülmesi, tek başına turizm sektörünün gerçekleştirebileceği bir proje değildir. Bu dönüşüm; turizm + sağlık + bakım + sosyal politika + finans + teknoloji + yerel yönetim + akademi + sivil toplum alanlarının ortak çalışmasını gerektirir.

Bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının; turizm ve bakım sektöründeki sivil toplum kuruluşları, finans kuruluşları, meslek örgütleri, üniversiteler ve akademik çevrelerle birlikte çalışacağı güçlü bir koordinasyon zemini oluşturulmalıdır. Amaç yeni bir bürokratik yapı kurmak değil, mevcut bilgi, deneyim, insan kaynağı ve finansal araçları ortak bir hedef etrafında buluşturmaktır. Çünkü yaşlanma yalnızca sağlık meselesi değildir. Aynı zamanda turizm, konut, ulaşım, finans, sigorta, teknoloji, istihdam, sosyal politika ve bölgesel kalkınma meselesidir. Türkiye’nin ihtiyacı birbirinden bağımsız projeler değil; ortak hedefleri, standartları ve uygulama araçları bulunan bütüncül bir yaşlanma ve bakım politikasıdır.

tourmag-yasli-yasam-ekonomisi-yasli-turizmi

LLER KENDİ YAŞLANMA VE BAKIM MODELLERİNİ GELİŞTİRMELİ

Ulusal politikanın başarısı, yerelde karşılık bulmasına bağlıdır. Türkiye’nin her ilinin demografik yapısı, turizm kapasitesi, iklimi, sağlık altyapısı, ekonomik gücü ve yaşlı nüfusunun ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle bütün Türkiye’ye tek bir model uygulamak yerine, her ilin kendi varlıklarını ve ihtiyaçlarını ortaya koyduğu “İl Yaşlanma, Bakım ve Yaşlı Turizmi Eylem Planları” hazırlanabilir.

Bu süreçte özellikle; Valilik + Büyükşehir Belediyesi/İl Belediyesi + Ticaret Odası + Akademi dörtlü yapısının öncü bir koordinasyon rolü üstlenmesi önemli olacaktır. Bu yapının öncülüğünde üniversiteler, hastaneler, turizm işletmeleri, bakım kuruluşları, yatırımcılar, finans kuruluşları, sektör dernekleri ve ilgili diğer kuruluşlar bir araya getirilebilir. İl bazında çalıştaylar, sektör buluşmaları, yatırım toplantıları ve proje geliştirme programları düzenlenebilir. Her il; Elimizde ne var? İhtiyacımız ne? Hangi tesisler dönüştürülebilir? Hangi yaşlı gruplarına hizmet verebiliriz? Hangi insan kaynağına ihtiyacımız var? Hangi sağlık altyapısı mevcut? Hangi yatırımlar öncelikli? Hangi finansman araçlarından yararlanabiliriz? gibi sorulara kendi verileri üzerinden cevap verebilir. Böylece bir ilde termal sağlık ve rehabilitasyon öne çıkarken, başka bir ilde aktif emeklilik ve wellness, başka bir bölgede bakım ve sağlık, bir başka bölgede ise yaşlı turizmi ve uzun süreli yaşam hizmetleri öncelikli hâle gelebilir. Ortak standartlara dayanan, ancak bölgesel ihtiyaçlara göre farklılaşan bir Türkiye modeli böylece ortaya çıkabilir.

tourmag

ÇALIŞTAYDAN EYLEME

Bu çalışmalar yalnızca toplantılar ve raporlarla sınırlı kalmamalıdır. Her çalıştayın sonunda; proje + sorumlu kurum + zaman planı + finansman modeli + ölçülebilir hedef ortaya konulmalıdır. Böylece yaşlanma ve bakım konusu yalnızca sosyal politika gündeminde konuşulan bir başlık olmaktan çıkarak, ilin ekonomik ve sosyal kalkınma gündeminin somut bir parçasına dönüşebilir. Üstelik bir ilin geliştirdiği başarılı model, diğer illere aktarılabilir. Böylece Türkiye’nin farklı bölgelerinde oluşan deneyimler ortak bir bilgi havuzunda birleştirilerek ulusal ölçekte bir yaşlı yaşam ve bakım dönüşüm ağı oluşturulabilir.

tourmag

KAYNAK TÜKETMEDEN, MEVCUT KAYNAĞI YENİDEN DEĞERLEMEK

Yeni bir bakım tesisi yapmak bazı durumlarda gerekli olacaktır. Ancak her durumda ilk seçenek olmak zorunda değildir. Yeni bir yapı; arsa, çimento, çelik, beton, enerji, su, lojistik, altyapı, mobilya ve ekipman, insan kaynağı ve finansman gerektirir. Oysa uygun mevcut tesislerin dönüştürülmesi, Türkiye’nin bugün sahip olduğu fiziksel sermayeyi yeniden değerlendirme fırsatı yaratır.
Bu yaklaşım; kaynak kullanımını azaltabilir, mevcut yapı stokunu değerlendirebilir, bölgesel istihdamı güçlendirebilir, turizm sezonunu uzatabilir, bakım kapasitesini artırabilir, yerel tedarik zincirlerini geliştirebilir. Dolayısıyla mesele yalnızca “otel mi, bakım merkezi mi?” sorusu değildir. Asıl mesele mevcut ekonomik kapasiteyi toplumun gelecekteki ihtiyaçlarına nasıl dönüştürebiliriz? sorusunu cevaplayacak yaklaşımları keşfetmek ve uygulamaya geçirmektir.

tourmag

TÜRKİYE’NİN “DÖNÜŞÜM HARİTASI” HAZIRLANABİLİR

Bu modelin uygulanabilir hâle gelmesi için Türkiye genelinde bir Yaşlı Yaşam ve Bakım Dönüşüm Haritası oluşturulabilir. Bu haritada; yaşlı nüfusun dağılımı, mevcut bakım kapasitesi, sağlık altyapısı, turizm tesislerinin dağılımı, düşük doluluk veya atıl kapasite, iklim ve çevre koşulları, ulaşım bağlantıları, insan kaynağı, yatırım maliyetleri, bölgesel bakım ihtiyaçları birlikte değerlendirilebilir. Böylece yatırımcıya, kamuya ve yerel yöneticilere hangi bölgede hangi tür dönüşümün daha anlamlı olabileceğini gösteren veri temelli bir yol haritası oluşturulabilir.

tourmag

PİLOT UYGULAMALARLA BAŞLAYIP, TÜRKİYE’YE YAYILMAK

Bu modelin ülke çapında uygulanmasından önce farklı özelliklere sahip birkaç bölgede pilot projeler başlatılabilir. Pilot uygulamalarda; ekonomik sürdürülebilirlik, bakım kalitesi, kullanıcı memnuniyeti, aile memnuniyeti, personel sürekliliği, güvenlik, yaşam kalitesi, sosyal etki, yerel ekonomik katkı ölçülebilir. Başarılı sonuçlar elde eden modeller daha sonra standartlaştırılarak farklı bölgelere taşınabilir. Ancak ölçeklendirme yalnızca tesis sayısını artırmak değildir. Standartların, insan kaynağının, eğitim kapasitesinin, denetim sistemlerinin ve finansman mekanizmalarının da aynı anda büyütülmesi gerekir.

tourmag

SONUÇ: TÜRKİYE YALNIZCA YAŞLANAN DEĞİL, YAŞLI YAŞAM EKONOMİSİNİ YÖNETEN BİR ÜLKE OLABİLİR

Dünyanın yaşlanması kaçınılmaz bir demografik dönüşümdür. Bu dönüşüm daha fazla bakım ihtiyacı yaratırken aynı zamanda yeni hizmetler, yeni istihdam alanları, yeni teknolojiler, yeni yatırımlar ve yeni turizm modelleri için büyük bir ekonomik alan oluşturmaktadır. Türkiye’nin önündeki fırsat, bu değişimi yalnızca izlemek değil, onu stratejik bir dönüşüm programına dönüştürmektir. Atıl veya düşük verimli turizm tesislerinin uygun olanlarının yaşlı yaşam ve bakım komplekslerine dönüştürülmesi; turizmin mevsimsellik sorununa, yaşlı nüfusun artan bakım ihtiyacına, bölgesel kalkınmaya, istihdama ve bakım ekonomisinin gelişimine aynı anda cevap verebilecek bir modeldir. Ancak bunun başarısı yalnızca binaların dönüştürülmesine bağlı değildir.

Gerçek dönüşüm; binadan hizmete, hizmetten standarda, standarttan markaya, markadan ekosisteme ve ekosistemden ülke politikasına uzanan bir yolculuktur. Bu nedenle Türkiye’nin hedefi yalnızca daha fazla yaşlı bakım kapasitesi oluşturmak olmamalıdır. Hedef; insanların yaşlandığında da güvenli, sağlıklı, sosyal, üretken ve onurlu bir yaşam sürdürebileceği bir Türkiye oluşturmak; aynı zamanda dünyanın yaşlanan nüfusuna nitelikli yaşam, sağlık, bakım ve turizm hizmetleri sunabilen güçlü bir Türkiye markası yaratmak olmalıdır. Bunun yolu her zaman yeni binalar yapmaktan geçmeyebilir. Bazen geleceğin en önemli yatırımı, bugün yeterince kullanılmayan bir yapının yeniden düşünülmesiyle başlayabilir. Ve belki de Türkiye’nin yaşlanma ekonomisindeki en büyük fırsatlarından biri şudur: Turizmin atıl kapasitesini, toplumun gelecekteki yaşam kapasitesine dönüştürmek. Çünkü mesele yalnızca otelleri dönüştürmek değildir. Mesele, Türkiye’nin yaşlanma biçimini dönüştürmektir.