TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye ’nin jeopolitik risklere rağmen yaz sezonunda turizm hareketliliğini sürdürdüğünü belirterek, ateş çemberinin içinde adeta tatil vahası olma niteliğini koruduğunu söyledi.
Bursa’da bu yıl beşincisini düzenlenen Bursa Turizm Zirvesi’nde konuşan Firuz Bağlıkaya, komşu ülkelerde yaşanan askeri hareketliliğin turizmi negatif yönde etkilediğini, buna rağmen turizmde başarılı bir sezon geçirdiklerini anlattı. Türkiye’nin ana pazarının Rusya, Almanya, İngiltere olarak sıralandığını, ancak dünyanın her yerinden turist çekebilen bir ülke olduğunu aktaran Bağlıkaya; “Böyle bir ortamda, bu kadar ateş çemberinin içinde Türkiye, adeta bir vaha gibi insanların tatil yaptığı bir yer halinde ve hala bunu muhafaza ediyor. Bu gerçekten çok önemli” ifadelerini kullandı.
Bağlıkaya, Türkiye’nin gastronomiden iş turizmine, deniz tatilinden kültür turizmine kadar her alanda ürün sunabildiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Türkiye, kültürel alanda da çok avantajlı. Her bölgemizin ayrı özelliği var. Her bölgemizin turistik açıdan öne çıkan ürünü var. Dolayısıyla bunları da yavaş yavaş, deniz-kum-güneşi zedelemeden, onun kapasitesini düşürmeden beslemek gerekir. Yani sadece bir yere odaklanmak yerine diğer alanlarda da bir biçimde çalışmalarımızı zaten yıllardır yapıyoruz.”

Sağlık ve kongre turİzmİyle gelİr artışı
Bağlıkaya, sağlık turizminin son 8-10 senedir çok hareketlendiğini ve başarılı bir şekilde devam ettiğini kaydederek; “Kongre turizminde ufak ufak gelişmeler zaten devam ediyor. İnşallah ana ürünümüzü bu ürünlerle destekleyerek devam edeceğiz. Çünkü bu ürünlerin gelir açısından bir farklılık yaratma gibi bir özelliği var. Yani deniz-kum-güneşe gelen turistle iş turizmine gelen turistin harcaması çok farklı oluyor. Dolayısıyla, o segmentlerde de varlığımızı geliştirerek sürdürmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“HERKES EŞİT ŞEKİLDE REKABET EDEBİLMELİ”
Bağlıkaya, yabancı dijital portallara Türkiye’de avantaj sağlanmasının önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizerek; “Herkes eşit şekilde rekabet edebilmeli. Avrupa’da gerçekten bu işlerden herkesin canı yandı. Çok ciddi cezalar veriyorlar bu platformlara. Türkiye’de bu işi yapanların aleyhine olabilecek, onlara avantaj sağlayabilecek yasal düzenlemelerden kaçınmak lazım” dedi. Konuyla ilgili yasal düzenleme yapılması için girişimlerinin olduğunun altını çizen Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Ekimde inşallah meclisimiz açıldığında eğer gündeme gelirse, bununla ilgili iletişim kanallarımızı sonuna kadar kullanıp, bunun doğru olmadığını anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü bu geriye de dönülmez bir şey. Özellikle bu alanı yabancılara teslim etmenin son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü yabancılar canı istediği zaman satar, canı istemediği zaman satmaz. İsterse burayı öne çıkartır, isterse öbür tarafı öne çıkartır. Dijital ortamda bunlar çok mümkün.” TÜRSAB’ın Dijital Doğrulama Sistemi (DDS) sayesinde kaçak ve belgesiz turizm faaliyetlerinin önüne geçebildiklerini ifade eden Bağlıkaya, seyahat satın alan vatandaşların mutlaka sistemi kullanması gerektiğini sözlerine ekledi.


