Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sıcak bir bardak çayın arkasında bitmeyen manzara, bitmeyen güzel komşuluk!

1970’lerin başında Gömeç kıyılarında kurulan Artur Tatil Sitesi, Türkiye’nin en

1970’lerin başında Gömeç kıyılarında kurulan Artur Tatil Sitesi, Türkiye’nin en özgün toplu konut projelerinden biri. Yaklaşık iki milyon metrekarelik arazide Behruz ve Altuğ Çinici’nin mimari tasarımıyla şekillenen site, yalnızca yazlık evlerden ibaret değil; bir dönemin ortak hayallerinin, vizyoner aklının ve toplumsal dayanışmasının eseri.

Projeyi hayata geçirenler arasında Türkiye’nin seçkin mimarları, mühendisleri, hukukçuları, doktorları, kaymakamları vardı. Dönemin Türk turizmine katkısı, büyük vizyoner kişisi Burhaniye Kaymakamı Özer Türk’ün öncülüğü, güçlü bir liderlik sergilemesi ve toplumu bir araya getirme kabiliyeti sayesinde arazi satın alındı; altyapısı, kuyular ve özel su hattı kuruldu. Tümü özel mülkiyet olan parsellerde, ortaklık sistemiyle iki bine yakın aileye ev yapıldı.

COĞRAFYA VE MİMARİ UYUM

Zeytinliklerle bezeli, eğimli bir arazi üzerine kurulan site, doğayla uyumlu planlamasıyla öne çıkıyor. Her ev manzaraya açılıyor, hiçbirinin ufku kapanmıyor. Tek katlı (90 m²), çift katlı (120 m²) ve daha küçük tipolojilerle farklı bütçelere uygun konutlar üretildi. Kurayla belirlenen evler, adalet duygusunun somut bir örneği oldu. Çinici’nin tasarım yaklaşımı yalnızca evlere değil, tüm sosyal tesislere yansıdı: Postane, güvenlik birimi, çay bahçesi, disko, yüzme havuzu, arıtma tesisi… Kısacası, modern bir tatil köyünde olması gereken her şey düşünüldü.

tourmag-bitmeyen-manzara-bitmeyen-guzel-komsuluk

ARTUR’UN SOSYAL DOKUSU: KOMŞULUK, DAYANIŞMA VE KÜLTÜR

Artur’un ruhunu en çok yansıtan anlardan biri, her yaz düzenlenen beş çayı buluşmaları. Komşular, ev yapımı kekler, börekler, kurabiyelerle bir araya gelir; denize karşı bardaklarda demlenen çay eşliğinde sohbetler edilir. Hatta bu güzel geleneğe, akşam beş çayına davet edilen arkadaşım Neslihan ve annesinin aracılığı ile ben de katılmış oldum, bu eşsiz manzaradaki keyifli ortama. Yılların oluşturduğu bu güven dolu samimi ortamda, unuttuğumuz komşulukla nostalji yaşamış olduk. Ev sahibi Emine & Osman Kandur’un bahçesinde gün batımı da fırından yeni çıkmış sıcacık kurabiyelerin tadı da bizi yıllar öncesi annelerimizin misafir kokan günlerine götürdü. Tek farkı, bizlerin yaş almış halleriydi sanırım. Geçmişte olduğu gibi bugün de kuşakları bir araya getirmiş, belki de bizim çocuklarımıza çok yabancı kalacak bir ortamdı.

tourmag
Osman Kandur, Zuhal Orhun, Zeliha Baturalp, Derhal Baksı, Sibel İşcan, Nihal Hanım, Derya Baksı, Ergül Gököz, Emine Kandur, Neslihan Gököz, Nursema Öztürk.

GERÇEK MİMARLIK İLE GELEN KOMŞULUK

Bu fotoğraf karesinde yer alan isimlerin bir de ortak görüşü var Artur hakkında: “Artur’u özel kılan yalnızca evleri değil; insanları, komşulukların içtenliği, dayanışmanın gücü, kuşaklar boyu süren dostluklardı. Güneşin kıyısında, çayın buğusunda, sohbetin samimiyetinde saklıdır buradaki gerçek mimarlık ile gelen komşuluk.”

tourmag

NESLİHAN GÖKÖZ ANLATIYOR

Güneş batarken sofraların etrafında kahkahalar yükseliyor, dostluklar pekişiyor. Bu geleneksel buluşmalar, yalnızca yemek paylaşımı değil, aynı zamanda kültürel belleğin aktarımı olarak dikkatleri çekiyor. İçmimar Neslihan Gököz bir yandan Artur’un özelliklerini paylaşırken, bir yandan da Emine Kandur’un özenle hazırlayıp pişirdiği kurabiyelerle Artur’un geçmiş yıllarına doğru bir yolculuğa çıkardı bizleri: “1970-80’lerde Artur’un sosyal hayatı canlıydı. Gündüzleri tavla ve iskambil turnuvaları, akşamüstleri çay partileri, geceleri disko eğlenceleri… Çocuklar sahilde oyunlar oynarken, gençler gitar eşliğinde şarkılar söyler, ateş başında yaz aşkları filizlenirdi. Kayahan’ın meşhur ‘Sarı Şekerim’ şarkısının ilhamını burada bulduğunu söyleyenler vardır.”

tourmag

TÜM SİTEYE HAKİM BİR KOLEKTİF BİLİNÇ

Hatta yaşanan dayanışmanın gücü örneğini de vermek gerekirse; mülk sahipleri arasında askerler, hâkimler, mühendisler vardı. Yangın çıktığında zincir kurarak kovalarla denizden su taşır, hep birlikte alevleri söndürürlerdi. Bu kolektif bilinç ile yangın söndürmede ilk kez sistematik bir çalışmanın içinde bulmuştu kendini Neslihan Gököz. Bu sistem, şu an sitenin tüm işleyişinde hâlâ kendini gösteriyor: Zeytinliklerin ihaleyle toplanması, güvenliğin ve sosyal tesislerin sürdürülebilmesi, kırk yıldır süregelen cafe-restoranları işletenlerle neredeyse akraba gibi iletişim bunlardan sadece birkaçı. Kendi içinde sağlık ocağı, fırını, eczanesi, oteli vb.. Hatta jandarması bile var.

tourmag

Artur Tatil Sitesi: Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşü

Burası yalnızca bir tatil köyü değil, aynı zamanda bir vizyonun hayata geçirilmiş hali. Bu sürecin en önemli aktörlerinden biri de Artur’un kurucularından olan Neslihan Gököz’ün babasıydı. Harita kadastro alanındaki uzmanlığı, coğrafi keşiflerdeki katkısı ve bölgeye duyduğu sorumlulukla Artur’un temellerinin atılmasında büyük rol oynamıştı. Meşhur bilinen ismiyle diye anlatıyor: “Kaymakam çamının altında kurulan hayaller, babamın da emeğiyle gerçeğe dönüştü. Altyapısından su hattına, imar planından evlerin konumlandırılmasına kadar pek çok detayda babamın ve onun kuşağının alın teri vardır. Onlar bir dönemin insanlarıydı. Çalışkan, vizyoner, dayanışmacı… Artur’u kurarken yalnızca evler inşa etmediler; bizlere dostluk, komşuluk ve paylaşım mirası bıraktılar.” Ve işte bugün, gün batımı manzarasına karşı çay bardaklarının buğusunda hâlâ aynı ruh yaşıyor: Geçmişten bugüne uzanan birlik, dostluk ve hayal gücü…

tourmag-bitmeyen-manzara-bitmeyen-guzel-komsuluk

Bitmeyen Manzara, Bitmeyen Hikâye

Bugün Artur Tatil Sitesi, üç koy üzerinde yükselen (Güvercin, Martı ve Gemi Yatağı) yerleşimiyle hâlâ eşsiz. Eğimin sağladığı kesintisiz manzara, Kaz Dağları’ndan doğan ve Ege’nin sularına batan güneşle birleşiyor. Artur’un kültürü hâlâ canlı: Yaz akşamları çay sofraları, komşular arası dayanışma… Hepsi, 50 yıl önce kurulan sistemin devamı. Şimdi bizler ailelerimizin yaşlarına geldik, çocuklarımıza bu güzel beldeyi bırakmak ve korumak istiyoruz.

tourmag-bitmeyen-manzara-bitmeyen-guzel-komsuluk
Artur’da 30 Ağustos’ta çekilmiş bir kare… Cumhuriyet’in dördüncü kuşağı ile Cumhuriyet kadınları üçü bir arada…

KENDİ İÇİNDE YÖNETİLEN, RUHU CAPCANLI BİR TOPLULUK

Artur Tatil Sitesi bugün hâlâ ayakta. Evler yaşlandıkça mecburen tadilatlar, güçlendirmeler yapılıyor. Gömeç Belediyesi’nden alınan izinlerle yenilemeler gerçekleştiriliyor. Kurallar aynı: İnşaat sadece kışın yapılabilir, yazın kimse rahatsız edilemez! Zeytinlikler ise hâlâ varlığını sürdürüyor; ihale usulüyle toplanıyor, siteye gelir sağlıyor. Çam kozalakları bile değerlendiriliyor; güvenlik, bakım, temizlik vb. karşılanıyor. Artur hâlâ bir anonim şirket, hâlâ kendi içinde yönetilen bir topluluk. Ve en önemlisi, manzarası hiç değişmiyor: Kaz Dağları’ndan doğan güneş, Ege’nin sularında batıyor. Artur’un ruhu, hem doğanın güzelliğinde hem de insanların komşuluk bağında yaşamaya devam ediyor.