Yalnızca kendine benzer Fransız yazar Jean Genet’nin ruhunu selamlayan “Paravanlar”, sezona yuvasında, bir metal kesim atölyesinden tam donanımlı bir performans sanatları alanına dönüştürülen K! Kültüral Performing Ars’ta devam ediyor.
Batılı sömürgeciler, askerler, Araplar, mücahitler, hırsızlar, orospular, ağlayıcı kadınlar, hainler, ölüler… Genet’nin tiyatrosunun temelini oluşturan kimlik değiştirme, kendini maskeleme, gerçeğin yerine suretini geçirme, 1961 tarihli son tiyatro yapıtı Paravanlar’ın ana meseleleridir. Savaşın tam ortasında geçen karanlık bir karnaval diyebiliriz Paravanlar için. Hiçbir şeyin kutlanmadığı bir karnaval… Bu savaş, Genet’nin bize tuttuğu prizmalardan yansıyan savaşın başka türlü bir gerçeğidir. Yapıtlarında,başlı başına kara bir şiir olan yaşam öyküsünün yansımalarını da kokladığımız Genet, “Yazarken en çok keyif aldığım oyun” dediği Paravanlar’da derin dehlizli dünyasına çekiyor bizi.

ÖLÜLER DÜNYASINA YÖNELEN “KUTSAMA”NIN BEDENSEL PORTRESİ
Projeyi tasarlayan, uyarlayan ve yöneten Yağmur Yağmur, koreografide henüz bir öğrenciyken bitirme projesiyle International Theatre School Festival Amsterdam’a davet edilen ve profesyonel hayatı boyunca ödüllendirilen Orçun Okurgan ile ilerliyor. Ölüler dünyasına yönelen “kutsama”nın bedensel portresini oluşturan Orçun Okurgan, karakterler ve kişiliklerle ilgilenmeyen ve yalnızca aynalarla kişileri kişilere görünür kılan denklemde, Dali ya da Magritte’in resimlerindeki fırça darbelerini oyuncuların bedenine işliyor. Sahne tasarımı ve realizasyonda Cansu Köksal ile çalışan Yağmur Yağmur, geçmişin yanılsamasını görünür kıldıkları ahşap çerçeveli kırık ayna ile görüntüleri bükerken konkav ve amorf yapısıyla tümsek aynalara yüklediği anlam ile “geleceğin yanılsaması”nı görünür kılıyor. “An”ın yanılsaması ise köstek saat gibi tavana bağlanan 12gen prizmaya işaret ediyor. 3D mapping uygulamalarının başkalaşıma girdiği bu düzlemde, dünün ve bugünün dijitalleşen yapısına göz kırpıyor. Bedenler gibi sesin de inşaa edilmesi, yaratımdan doğan yaratıkların sahne üzerindeki ses devinimi, tabloları kuran, kurcalayan ve sonlandıran koronun sesi ise ses sanatçısı ve eğitmeni Çağrı Hün ile kimlik kazanıyor.

TÜRKİYE’DE İLK KEZ PROFESYONEL BİR TİYATRO TARAFINDAN SAHNELENİYOR
Tercih ettiği kopuk anlatım biçimiyle yaşadıklarını meşrulaştırmak istemeyen Jean Genet’nin “Yazarken en çok keyif aldığım oyun” olarak tasvir ettiği PARAVANLAR, özgürlüğü, hakları, estetiği ve varoluşu yeniden düşünmenin yollarını arıyor. Oyuncuları giydiren, uzun yıllar İngiltere’de yaşamış, Vivienne Westwood ve Alexandar Mcquen gibi tasarımcılarla çalışmış olan, Moda Tasarımcısı ve Creative Director Aslı Jackson, kostüm seçiminde “geri dönüştürülebilir moda” felsefesinin altını çiziyor. Lirik ve mistik anlatımıyla “kimlik” kavramının parçalara ayrılıp tahrip edildiği PARAVANLAR, Türkiye’de ilk kez profesyonel bir topluluk tarafından sahneleniyor. Oyunun afişi ve dijital görsel dili ise çağdaş ressamlarımızdan, genç kuşağın önemli temsilcilerinden olan Erin İlkcan Aslan imzasını taşıyor.
İyinin ve kötünün ötesinde, yersiz yurtsuzluğuyla, Cezayir Savaşı’ndan ilhamla tüm yaşam hikayesini son kez bir oyun aracıyla ortaya koyan Jean Genet’in “Paravanlar” oyunu; 3, 7 ve 22 Ocak 2020 tarihlerinde K! Kültüral Performing Arts Yakup Almelek Sahnesi’nde izlenebilir. Biletler, Biletix ve K! Kültüral Performing Arts gişesinden temin edilebilir. Rezervasyon için; 0212 281 81 55


