Oktay Emlik

Euromos, UNESCO için kolları sıvadı

Euromos, UNESCO için kolları sıvadı
Yazı boyunu düşür Yazı boyunu yükselt Font boyutu Yazdır

Muğla’nın Milas ilçesinde, antik dönemin en iyi korunmuş tapınaklarından Zeus Lepsynos’un da içinde yer aldığı Euromos Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için özel çalışma başlatıldı. Selimiye Mahallesi sınırları içinde yer alan ve MÖ 2’nci Yüzyılda inşa edilen Zeus Lepsynos Tapınağı’nın da içinde bulunduğu Euromos Antik Kenti’nde kazı devam ediyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Euromos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Abuzer Kızıl, yaptığı açıklamada, antik kentteki özellikle Zeus Tapınağı’nın Anadolu’nun en iyi korunan tapınaklarından biri olduğunu, tapınaktaki 17 sütundan 16’sının üst kirişleriyle hala ayakta olduğunu söyledi. Tapınağın mimari elemanlarını belgelemeye yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatan Kızıl, öncelikle yerdeki blokları kaldırarak ciddi bir restorasyon gerçekleştirmeyi ve tapınağı eski ihtişamlı günlerine geri döndürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

EUROMOS ANADOLU’NUN EN ŞANSLI ANTİK KENTLERİNDEN BİRİ 

Euromos’un konumu itibarıyla Anadolu’nun en şanslı antik kentleri arasında yer aldığını aktaran Kızıl, buranın Karya Krallığı’nın önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti.Kızıl, Euromos Anik Kenti ve Zeus Tapınağı’nın arkeolojik ve bilimsel anlamda önem taşıdığını vurgulayarak, “Euromos denilince Roma Dönemine tarihlenen kentteki devasa ve muhteşem bir tapınak akla geliyor. Burası Anadolu’nun en iyi korunmuş Roma Dönemi tapınaklarından bir tanesi. Çünkü tapınağa ait mimari elemanların pek çoğu mevcut.” dedi.

Kentin bir diğer öneminin ise 1970’li yıllarda yapılmış olan kazılarda arkaik döneme ait kült yapıların ortaya çıkmış olmasından kaynaklandığına değinen Kızıl, “Bu da kentin tarihi için çok önemli veriler sunuyor. Ayrıca sütunların üzerinde yer alan yazıtlarda buraya yapılan bağışlarla ilgili bilgiler yer alıyor. Burası antik çağın sponsorluk olayını da gösteriyor. Bu bizim için çok önemli.” ifadesini kullandı.

Kentin diğer bir önemli yapısının ise Agora olduğuna işaret eden Kızıl, burada yürüten kazı çalışmalarında ise Helenistik Dönem orijinli ancak Roma ve Geç Roma çağında da kullanılan eserlere ulaşıldığını aktardı. Kızıl, kentteki tiyatroda yürütülen çalışmalarda ise çok iyi korunmuş oturma sıralarının ortaya çıkarıldığını dile getirdi. Kentin iki önemli nekropolü bulunduğunu anlatan Kızıl, şöyle devam etti:

“Her ne kadar çoğu zaman içerisinde tahrip edilmiş olsa da Güney Nekropol alanında iyi korunmuş lahit mezar söz konusu. Kuzey Nekropol alanında ise daha önce defineciler tarafından tahrip edilmiş olan bir oda mezar bulunuyor. Zaman geçtikçe biz antik kenti daha görünür hale getirip hem bilim hem arkeoloji dünyasına hem de kültür turizmine kazandırmak için ekip olarak çaba gösteriyoruz. Kentin UNESCO Geçi Listesine girmesi için özel çalışmalarımız var. Önümüzdeki süreçte biz de başvurumuzu yapacağız.”

Kızıl, çalışmalar sonucunda kente bir işlev kazandırabilmek hedefinde olduklarını vurguladı. Bu anlamda arkeolojiye, kültüre ve turizme geri dönüşüm sağlamak istediklerini ifade eden Kızıl, bölgenin daha iyi tanıtımı için kentin UNESCO Listesine girmesinin de önemli olduğunu kaydetti.

Bir Cevap Yazın

vakıf taşdelen su

noyadecor