Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Doğayla yan yana, ama mesafesini koruyarak

Londra’da bir parkta yürürken aslında sadece yürümüyor; doğanın içine giriyor,

Londra’da bir parkta yürürken aslında sadece yürümüyor; doğanın içine giriyor, ama ona ait olmadığınızı bilerek ilerliyorsunuz. Green Park ve St. James’ Park’ta geçirdiğim her an, bana bu ince dengeyi yeniden hatırlatıyor. Bir pelikanın suyun yüzeyinde ağır ağır süzülüşü, bir ördeğin kendi ritminde yol alışı ya da bir sincabın ağaç dalları arasında kayboluşu… Hepsi aynı sahnenin parçası. Fakat bu sahnede insan, başrolde değil; sadece izleyen, saygı duyan ve o anın bir parçası olmasına izin verilen bir misafir.

tourmag-dogayla-yan-yana-ama-mesafesini-koruyarak

Bugünlük 10 bin adımlık yürüyüşümden bir anı olarak, baharın gelişini sizlerle paylaşmak istedim. Ağaçların çiçekleriyle, suyun üzerindeki hareketle ve parkın içindeki yaşamla birlikte Londra’da bahar sadece mevsim değil, hissedilen bir dönüşüm. Burada dikkatimi en çok çeken şeylerden biri, hayvanların insanlara rağmen değil, insanlarla birlikte ama kendi doğallıklarını koruyarak yaşıyor olması. Bunun arkasında ise çok net bir kural var: Müdahale etmemek.

tourmag

İngiltere’de park hayvanlarını beslemek yasak. Bu yalnızca bir tavsiye değil; ekosistemi korumaya yönelik ciddi bir düzenleme. Yerel belediyelere göre değişmekle birlikte yabani hayvanları beslemenin cezası genellikle £80 ile £150 arasında sabit para cezası (fixed penalty notice) olarak uygulanabiliyor. Tekrar eden veya hayvan refahını bozacak durumlarda bu rakam daha da yükselebiliyor ve yasal sürece taşınabiliyor. Çünkü yanlış besleme, onların doğal beslenme düzenini bozduğu gibi, hastalık riskini artırıyor ve ekolojik dengeyi zedeliyor.

tourmag

İlk bakışta bu kural mesafeli gibi görünebilir; oysa aslında çok daha derin bir saygının göstergesi. Çünkü burada amaç, hayvanları “yakınlaştırmak” değil; onların kendi doğal döngülerinde var olabilmelerine alan açmak. Bir ağacın çiçek açmasını izlerken nasıl ona dokunmadan, koparmadan sadece varlığından keyif alıyorsak; aynı şekilde suyun üzerinde yaşayan bir kuşun ya da çimlerin arasında dolaşan bir sincabın da o alanın gerçek sahibi olduğunu kabul ediyoruz. Londra parklarında hissettiğim şey tam olarak bu: Birlikte var olmanın en sade ve en doğru hali. Doğa burada dekor değil; yaşayan, nefes alan ve kendi kuralları olan bir bütün. Ve biz, o bütünün içinde sadece nazik birer ziyaretçiyiz.

tourmag-dogayla-yan-yana-ama-mesafesini-koruyarak