Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir rüzgâr gibi Ege’den esen tutku: Berrin Pehlivan ile Port Alaçatı üzerine…

Alaçatı’nın rüzgârla dans eden dar sokaklarını, lavanta kokulu taş duvarlarını

Alaçatı’nın rüzgârla dans eden dar sokaklarını, lavanta kokulu taş duvarlarını bilmeyen yok. Biz de bir doğum günü vesilesiyle bu özel bölgeye geldiğimizde, burada konaklayarak huzur dolu atmosferini birebir yaşama fırsatı bulduk. Mimarlık mesleğimizin getirdiği doğal bir dikkatle, bölgede yürütülen farklı bir proje hemen ilgimizi çekti. Mimar Alara Öztürk ve iç mimar ağabeyi Doruk Alp Öztürk duvardaki eskizleri incelerken, tesadüfen projede yer alan yatırımcılardan Kenan Suiçmez ile karşılaştık. Onun davetiyle projeyi denizden inceleme şansı elde ettik. Böylece sadece bir tatil değil, aynı zamanda ilham veren mimari bir yolculuğa da çıkmış olduk. Bu deneyimi ve Port Alaçatı ‘nın büyüsünü sizlerle paylaşmak istedik:

Denize açılan kanallar, her evin önünde bağlı tekneler ve Akdeniz’in mimari zarafetini taşıyan pastel tonlardaki villalar… Burası Port Alaçatı… Ve bu özel yaşam alanının kalbinde yer alan Port Alaçatı Hotel, Berrin Pehlivan’ın zarif dokunuşuyla butik bir kimlik kazanmış durumda.

tourmag-berrin-pehlivan-port-alacati

Sizi biraz tanıyabilir miyiz Berrin Hanım? Otelcilik hikâyeniz nasıl başladı?

Aslen İzmirliyim. Turizm, doğduğum coğrafyanın bir parçasıydı ama otelcilik benim için her zaman insanla, yaşamla, estetikle bağ kurmanın bir yoluydu. Port Alaçatı’ya ilk geldiğimde burada sadece taş ve deniz yoktu, bir ruh vardı. Otelin işletmesini üstlenmem, benim için profesyonel bir karar değil, kalpten gelen bir adım oldu. Bugün hâlâ her sabah aynı tutkuyla güne başlıyorum.

Port Alaçatı projesi Türkiye için oldukça özgün. Bu bölgenin mimari ve yapısal geçmişinden biraz söz eder misiniz?

Proje, dünyaca ünlü Fransız mimar François Spoerry’nin Port Grimaud’dan ilham alan yaklaşımıyla 1990’ların sonunda hayata geçirildi. Spoerry’nin ekibi, 11 Temmuz 1998 tarihli bir çizimle projeyi Alaçatı’ya uyarladı. Bu bölge, önceleri bataklık olarak anılıyordu. Deniz alanı dikkatle ıslah edilip, kanallarla genişletildi ve bugünkü su yolları oluşturuldu. Her villanın önünde kendi iskelesi bulunuyor. Teknelerle evinize yanaşmak, burada günlük yaşamın bir parçası.

tourmag-berrin-pehlivan-port-alacati

Port Alaçatı Hotel’in mimari yapısı ve kapasitesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Otelimizde 18 oda bulunuyor ve her biri farklı bir tarzda, özenle tasarlandı. Hepsinin ortak noktası ise deniz görüyor olmaları. Bu, gerçekten ayrıcalıklı bir durum. Oda dekorasyonlarında doğal taş, ahşap ve el işi detaylara yer veriyoruz. Misafirlerimiz, sade ama estetik bir atmosferde konaklıyor.

Kahvaltıdan da bahsedelim isterseniz, çok övgü alıyormuş…

Kesinlikle. Kahvaltımız, otelin ruhunu tamamlayan en önemli detaylardan biri. Bahçemizde, begonvillerin altında, kuş sesleri ve hafif rüzgar eşliğinde servis yapıyoruz. Her şey el yapımı, yerel üretimden geliyor. Zeytinimiz Ayvalık’tan, reçellerimiz Çeşme’nin köylerinden… Misafirlerimiz kahvaltıyı bir öğün değil, bir tören gibi yaşıyorlar.

tourmag

Peki, otelin sosyal kimliği nedir? Sadece konaklama mı sunuyorsunuz?

Hayır, asla sadece konaklama değil; burası bir yaşam alanı. Sanat sohbetlerinden yazar buluşmalarına, nefes ve yoga seanslarından sörf derslerine kadar pek çok etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz. Bu yıl Ayşe Kulin ile gerçekleştirdiğimiz “Kitap ve Yaşam” sohbeti, misafirlerimiz için unutulmaz bir deneyimdi.

Sörf demişken, Alaçatı’daki deniz sporlarıyla otel arasında nasıl bir ilişki var?

“Bubi Surf School” gibi alanında önde gelen okullarla çok yakınız. Sörf, SUP, deniz bisikleti, kano gibi pek çok spor, burada günün doğal bir parçası. Deniz sadece seyredilen bir şey değil, burada yaşanan bir şey.

tourmag-berrin-pehlivan-port-alacati

Bölge, yatırım açısından da oldukça değer kazandı. Bu gelişim sürecini nasıl yorumluyorsunuz?

Port Alaçatı, özgünlüğünü bozmadan gelişen nadir bölgelerden biri. Kanal sistemli mimari, estetik dokular, doğayla uyumlu planlama sayesinde emlak değeri her yıl artıyor. Burası sadece bir yazlık değil, yatırımın yanı sıra kaliteli bir yaşamı da sunuyor.

Yakın zamanda bölge büyük bir yangın tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Sizi nasıl etkiledi?

Evet, Çeşme-Alaçatı yangını gerçekten hepimizi çok derinden sarstı. Sadece maddi değil, manevi anlamda da çok etkilendik. Yangına en yakın alanlardan biri bizdik. Doğanın ne kadar kırılgan olduğunu, korumanın da ne kadar bizim sorumluluğumuzda olduğunu yeniden hissettik. Bu yüzden otelimizde sürdürülebilirlik ve doğa dostu yaklaşımlara daha fazla yer vermeye başladık.

tourmag

Son olarak, Port Alaçatı Hotel’de konaklayan biri sizce ne deneyimler?

Sessizlik, huzur, zarafet ve gerçek samimiyet… Buraya gelen biri sabah kuş sesleriyle uyanır, begonvillerin altında kahvaltı eder, kanallar boyunca yürür, gün batımında denize karşı bir kadeh yudumlar. Her an, anı yaşamaktır. Misafirlerim ayrılırken, “Kendimi yeniden buldum” diyor. Bundan daha kıymetli bir şey olabilir mi?

📌 KÜNYE:
Port Alaçatı Hotel
Lokasyon: Port Alaçatı Kanalları, Çeşme
Oda sayısı: 18 (tümü deniz manzaralı)
Mimari stil: Akdeniz & Ege taş yapısı, Fransız esintileri
Özellikler: Özel iskele, yüzme havuzu, bahçede kahvaltı, butik etkinlikler

tourmag-berrin-pehlivan-port-alacati
Mustafa Öztürk, Ayşegül Şirin, Alara Öztürk, Berrin Pehlivan, Kenan Suiçmez, Alp Öztürk ve Nursema Öztürk