Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınının tamamen bir ihmalin sonucu olduğunu dile getiren Ümit Başaslan ile bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte ayrıntılar…
8 Ocak’ta Los Angeles’ta başlayan yangına hızla müdahale ettiniz. Bu süreci nasıl yaşadınız?
Yangını 9 Ocak’ta öğrendim. Arkadaşım Douglas Racer, Altadena bölgesindeki evini söndürmeye çalışıyordu. Yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyince hemen ertesi gün Los Angeles’a uçtum. 10 Ocak sabahı ulaşıp, arabayla olay yerine gittim. Douglas, o zamana kadar evi söndürmeyi başarmıştı. Eşyalarını taşımaya yardımcı oldum. Bu süreçte Wall Street Journal bizimle röportaj yaptı ve görüntülerimiz tüm ABD televizyonlarında yayınlandı. Beş gün boyunca bölgede kaldım, ancak polis daha fazla girişe izin vermeyince Türkiye’ye döndüm.

Douglas ile dostluğunuz nasıl başladı?
1985 yılında Domino’s Pizza’da pizza dağıtıcısı olarak çalışırken tanıştık. Ben üniversitede okuyordum, o da menajerliğe hazırlanıyordu. O günden bugüne birbirimizin en iyi dostu olduk. Hatta düğününde “best man” olarak yer aldım. Bu dostluk, yıllar içinde güçlenerek devam etti. Küçük teknemin adını bile “Douglas” koyarak ona duyduğum sevgiyi göstermiştim. Yangın, bu dostluğun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Asker çocuğuyum. Sürekli taşınarak büyüdüm. Eğitimimi farklı şehirlerde tamamladım. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Türkiye’de 7 yıl çalışıp, ABD’ye gittim. 12 yıl Amerika’da kaldım, inşaat sektöründe çalıştım ve master yaptım. Aile bağlarım nedeniyle Türkiye’ye dönerek burada iş hayatıma devam ettim. Hem Amerikan hem Türk vatandaşıyım ve dostluklara büyük önem veririm.
Los Angeles yangını ile Kartalkaya Grand Kartal Otel yangını arasında ne gibi farklar vardı?
Los Angeles yangını öncesinde halk, saatte 120-160 km hızla esmesi beklenen rüzgar konusunda uyarıldı. Bölgedeki kuruluk nedeniyle herkes olası bir yangına karşı hazırlıklıydı ve tahliye edildi. Ancak bazı yaşlı ve yardıma muhtaç kişiler ne yazık ki hayatını kaybetti. Kartalkaya Grand Kartal Otel yangını ise tamamen ihmalin bir sonucu. Yangın merdivenleri doğru planlanmamış, negatif basınçlandırma sistemi kurulmaması büyük bir eksiklik. Yangın sırasında duman merdivenlere doldu ve ne yazık ki 78 kişi hayatını kaybetti. Oysa doğru yangın güvenlik önlemleri alınmış olsaydı, bu kayıpların önüne geçilebilirdi.

Türkiye’de yangın güvenliği konusunda neler yapılmalı?
Türkiye’de inşaat sektöründe yangın güvenliği konusunda daha sıkı denetimlere ihtiyaç var. ABD’de olduğu gibi üçüncü parti denetim firmalarının (SGS, Dekra gibi) kontrolleri şart koşulmalı. Yangın merdivenleri doğru şekilde projelendirilip, negatif basınçlandırma sistemleri ile desteklenmeli. Otel gibi insan yoğunluğu yüksek alanlarda en küçük detay bile hayati önem taşıyor.
Bu olaylardan ne gibi dersler çıkardınız?
Doğru dostluklar ve hızlı karar alma yeteneği hayat kurtarıyor. Aynı zamanda yangın gibi felaketlerde önceden hazırlıklı olmak ve gerekli güvenlik önlemlerini almak, hayati önem taşıyor. Yangın öncesi alınacak önlemler, yangın anında paniği ve can kayıplarını önlemede kritik rol oynuyor.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Yangın güvenliği konusunda bilinçlenmek ve tedbir almak herkesin sorumluluğudur. Sevdiklerimizi korumak için daha bilinçli olmalıyız. Ayrıca dostluklar da bir kriz anında gerçekten ne kadar değerli olduklarını gösteriyor.
