Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fest Travel, Trans-Sibirya’da tarihi bir organizasyona imza attı

41 yıllık bilgi birikimini dünyanın en uzun demiryolu hattına taşıyan

41 yıllık bilgi birikimini dünyanın en uzun demiryolu hattına taşıyan FEST Travel, Trans-Sibirya Ekspresi’nin gerçek rotasında gerçekleştirdiği iki yönlü charter organizasyonu ile Türk turizmi adına uluslararası ölçekte dikkat çeken önemli bir başarıya imza attı.

Türkiye’den Trans-Sibirya Ekspresi’ne ilk grubu 2006’da götüren FEST Travel, 2026 yazında hattın gerçek güzergâhını iki yönden birden kat eden bir charter programı gerçekleştirdi. Moskova’dan yola çıkan ilk grup, 21 Temmuz’da Pasifik kıyısında yolculuğunu tamamladı; ikinci grup ise aynı trenle Vladivostok’tan Moskova’ya doğru yola çıktı. Programın rehberliğini, FEST Travel’ın kurucusu Faruk Pekin üstlendi.

9 Temmuz’da Moskova’dan hareket eden 54 kişilik ilk grup, 13 gün süren yolculuğun ardından 21 Temmuz’da Vladivostok’ta Pasifik Okyanusu’na ulaştı. Aynı günlerde Vladivostok’a inen ikinci grup, treni devraldı ve rotayı tersinden, doğudan batıya doğru kat etmeye başladı. İki grup, 20 Temmuz’da Vladivostok’ta kısa süreliğine buluştu. Biri kıtayı yeni bitirmiş, diğeri yeni başlıyordu. Bu, Türkiye’den bir seyahat şirketinin Trans-Sibirya hattında gerçekleştirdiği en kapsamlı operasyon oldu. Rusya’ya yönelik uluslararası yaptırımların ardından hattın tamamını kapsayan bir charter programı düzenleyen tek firma konumundaki FEST Travel, 2006’dan pandemiye kadar bu güzergâhta 386 misafir taşımıştı.

tourmag

Hattın 110. yılında 110 fidan

Programın denk geldiği tarih tesadüf değil. Amur Nehri üzerindeki Habarovsk Köprüsü’nün 1916’da tamamlanmasıyla Moskova’yı Pasifik’e kesintisiz bağlayan Trans-Sibirya hattı, 2026’da 110. yılını dolduruyor. FEST Travel, bu yıldönümünü yolculuğu tamamlayan her misafiri adına Karbon Ayak İzi Ormanı’na 110 fidan dikerek işaretledi ve yolculuğun karbon ayak izini telafi etti. Misafirlere yolculuk sonunda, Faruk Pekin imzalı “Trans-Sibirya Ekspresi Yolculuğu Deneyim Sertifikası” takdim edildi. Sertifikada yolculuğun enlem-boylam koordinatlarıyla Avrupa-Asya sınırı geçişi, güzergâhın haritası ve dikilen fidanların bilgisi yer aldı.

Sekiz saat dilimi, iki kıta, bir tren

Yolculuk boyunca gezginler saatlerini sekiz kez ileri aldı: İstanbul’da saat 12.00 iken Yekaterinburg’da 14.00, Novosibirsk’te 16.00, Vladivostok’ta 19.00’du. Trenin Ural Dağları’nda Avrupa ile Asya’yı ayıran çizgiyi geçtiği noktada, iki kıtanın birleştiği anıtın önünde kadeh kaldırıldı. Altı yataklı vagon, bir yemek, bir bar, bir mutfak, bir personel ve bir jeneratör vagonundan oluşan özel kompozisyon, on bir gün boyunca yalnızca bir ulaşım aracı değil, hareket hâlinde bir kültür programı işlevi gördü. Güzergâh boyunca trende seminerler verildi, üç ayrı Rusça dersi yapıldı, gece sinemaları düzenlendi ve gezginler, Rus Mutfağı Atölyesi’nde yerel mutfağı doğrudan mutfakta öğrendi.

Sofra, yolculuğun kendisi kadar konuşuldu

Program, gastronomi tarafında da klasik bir tren yolculuğunun ötesine geçti. Yolculuk, Moskova’daki tarihi Kazansky Garı’nın İmparatorluk Salonu’nda şampanya eşliğinde verilen “Hoş Geldiniz Kokteyli” ile başladı. Baykal Gölü’nde öğle yemeği bir Sibirya kır evinde (daça) yendi; akşam ise göl kıyısında barbekü kuruldu. Ulan Ude’de, UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ndeki “Eski İnançlılar” topluluğunun köyünde, yöresel dans ve müzik eşliğinde sofraya oturuldu. Yolculuğun son gecesinde ise trende “Veda Yemeği” verildi. Sofra ile kültür arasındaki bağ, tabaklara da yansıdı. Yolculuk boyunca servis edilen tatlılardan biri, Rus ikonostasis mimarisinden esinlenen altın yaldızlı bir sunumla misafirlerin önüne geldi.

tourmag-fest-travel-transsibirya-ekspresi

Sibirya’yı yüzerek karşıladılar

Programın en çok konuşulan anı, Baykal Gölü’nde yaşandı. Dünyanın en derin ve en eski tatlı su gölünün 11-17 derecelik sularına giren gezginler, kıyıya çıktıklarında bornozları ve kadehleriyle birlikte fotoğraflandı. Baykal-Çevre Demiryolu’nda, kırmızı yıldızlı tarihi buharlı lokomotifin önünde çekilen grup fotoğrafı ise geziden geriye kalan en güçlü kare oldu. Yolculuk boyunca İrkutsk’ta Dekabristlerin sürgün evi Volkonski Konağı’nda, gruba özel klasik müzik dinletisi verildi; Kazan’da Kul Şerif Camisi ve Müjde Katedrali’nin aynı Kremlin avlusunda yan yana durduğu bir kent gezildi; Ulan Ude’de dünyanın en büyük Lenin başı görüldü.

tourmag-faruk-pekin

FARUK PEKİN: Bu hattı Türkiye’ye biz tanıttık, arkamızdan gelenler olması bizi memnun ediyor

FEST Travel Kurucusu Faruk Pekin, programı şöyle değerlendirdi: “Trans-Sibirya bir güzergâh değil, bir okuma biçimidir. Bir kıtayı boydan boya geçerken coğrafyayı, imparatorluk tarihini, sürgünleri, halkları ve inançları arka arkaya okursunuz. 2006’da Türkiye’den bu hatta ilk grubu götürdüğümüzde bunu anlatmakta zorlanıyorduk; bugün arkamızdan gelenlerin olması bizi memnun ediyor. Yalnız bir yanlış anlaşılmanın altını çizmek isterim: Ulan Bator’da tamamlanan bir yolculuk, Trans-Sibirya rotası değildir; o güzergâh, Trans-Moğol Hattı’dır. Trans-Sibirya Ekspresi’nin asıl rotası, Moskova’yı Pasifik’e bağlayan bu 9.289 kilometrelik hattır. Biz bu yıl onu iki yönden birden kat ettik.”

tourmag

Bir Yolculuktan Fazlası: Dünyaya Örnek Bir Organizasyon

FEST Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen ise şunları söyledi: “Bir charter programı, bir gezi programından farklıdır: Treni siz kurarsınız, seferi siz yaratırsınız, riski siz üstlenirsiniz. Kırk bir yıllık birikimin yaptığı iş budur. Bu operasyonun Türk turizmine kattığı asıl değer, taşıdığımız misafir sayısı değil; Türkiye’den çıkan bir şirketin, dünyada başka kimsenin yapmadığı bir programı kurabildiğini göstermesidir.”

Gezginlerin gözünden

Yolculuğu tamamlayan misafirlerden gelen ilk değerlendirmeler, programın teknik başarısı kadar kurulan bağa işaret ediyor:

  • “Hayalini kurduğumuz tren yolculuğunu keyifle tamamladık. Faruk Bey’in geziye bizzat katılması, yolculuğa apayrı bir zenginlik kattı.”
  • “Yanımızda olmayan ama yolculuk boyunca hep arkamızda hissettiğimiz bir operasyon ekibi vardı.”
  • “Eski dostlarla hasret gidermek ve yeni dostluklar kurmak, bu yolculuğun rotadan bağımsız en güzel tarafıydı.”
tourmag
Trans-Sibirya Ekspresi charter programı, FEST Travel’ın 2026 sezonundaki amiral gezileri arasında yer alıyor. Şirket, programın 2027 yılında yeniden düzenlenmesi için hazırlıklarını sürdürüyor.