Dream Project CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, Çeşme’de düzenlenen 1. Turizm Zirvesi’nde yaptığı konuşmada destinasyon pazarlaması, MICE turizmi ve uluslararası turizm stratejilerine ilişkin değerlendirmeleriyle Çeşme’nin dört mevsime yayılan yüksek potansiyeline dikkat çekti.
Çeşme Belediyesi, ÇEŞTOB, Alaçatı Turizm Derneği ve Çeşme Kent Konseyi iş birliğiyle gerçekleştirilen 1. Turizm Zirvesi’nde sektör temsilcileri; sürdürülebilir turizm, yeni pazar stratejileri ve alternatif turizm modellerini ele aldı. “Çeşme’nin Turizmi – Sürdürülebilirlik ve Çeşitlilik” oturumunda konuşan Volkan Ataman, Çeşme’nin yalnızca yaz sezonunda yoğunluk yaşayan bir destinasyon olmaktan çıkarılarak, yılın tamamında yaşayan uluslararası bir marka destinasyona dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Ataman, konuşmasında Çeşme’nin doğal güzellikleri, termal kaynakları, gastronomi potansiyeli ve rüzgar sporları altyapısıyla dünyanın en özel destinasyonlarından biri olduğunu belirtti. Adnan Menderes Havalimanı’na yaklaşık 45 dakikalık mesafede bulunmasının büyük bir avantaj yarattığını vurgulayan Ataman, İzmir’in 32 ülkeden direkt uçuş almasının, bölgenin uluslararası erişim gücünü önemli ölçüde artırdığını söyledi.
“YURT DIŞI ZİYARETÇİ SAYISINDA ÖNEMLİ BİR BÜYÜME SAĞLANABİLİR”
Almanya, Birleşik Krallık, Polonya, Fransa, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere birçok önemli pazardan İzmir’e direkt uçuş bağlantısı bulunduğunu aktaran Ataman, bu erişim avantajının doğru pazarlama stratejileriyle desteklenmesi halinde Çeşme’nin yurt dışı ziyaretçi sayısında önemli bir büyüme sağlayabileceğini ifade etti. Volkan Ataman, özellikle luxury travel acentaları, online seyahat platformları, DMC’ler, incentive şirketleri ve outbound operatörlerle güçlü ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çekerek; Jet2, MTS, On The Beach, Pegas, Anex, Coral, TUI ve Fun&Sun gibi uluslararası operatörlerin orta vadede Çeşme’yi programlarına dahil etmelerinin destinasyon açısından kritik önem taşıdığını kaydetti.
“ÜST SEGMENT BİR YAŞAM VE TATİL BÖLGESİ OLARAK ÖNE ÇIKARILMALI”
Çeşme’nin yalnızca deniz-güneş tatiliyle değil; gastronomi, termal turizm, festival ve deneyim odaklı yaşam anlayışıyla konumlandırılması gerektiğinin altını çizen Ataman, destinasyonun üst segment bir yaşam ve tatil bölgesi olarak öne çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Çeşme’nin lüks yaşam ve deneyim turizmi açısından çok güçlü bir potansiyeli var” diyen Ataman, yerel gastronomi markalarının büyümesinin yanı sıra “Zuma” ve “Hakkasan” benzeri uluslararası restoran markalarının bölgeye değer katabileceğini söyleyerek; “Zamna” ve “Burning Man” benzeri deneyim odaklı festivallerin ise Çeşme’nin global görünürlüğünü artırabileceğini belirtti.

“TERMAL YATIRIMLAR SEZON SÜRESİNİ UZATABİLİR”
Marka beach club’ların ve gece kulüplerinin artmasının destinasyon algısını güçlendireceğini ifade eden Ataman, Alaçatı’nın dünyanın önemli sörf merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu ve bu kimliğin uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında termal turizmin önemine de değinen Ataman, bölgenin termal kaynak avantajının daha güçlü bir turizm altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini ifade ederek; özellikle dört mevsim hizmet verebilecek termal yatırımların, Çeşme’nin sezon süresini uzatabileceğini belirtti.
“CRUISE LİMANI DAHA AKTİF KULLANILMALI”
Ataman ayrıca, kruvaziyer turizminin Çeşme için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, cruise limanının daha aktif kullanılması gerektiğini ifade etti. Kruvaziyer şirketlerinin Çeşme’de en az bir gece konaklamalı programlar oluşturmasının ve Efes bağlantılı rotaların geliştirilmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını söyleyen Ataman, MICE turizmine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak; Çeşme’de toplam 820 otel bulunduğunu, yaklaşık 15 bin oda ve 33 bine yakın yatak kapasitesiyle bölgenin önemli bir turizm altyapısına sahip olduğunu söyledi.
“ALTERNATİF BİR INCENTIVE DESTİNASYONU HALİNE GELEBİLİR”
Boyalık Beach, Radisson Çeşme, Swissôtel Resort & Spa Çeşme, Altınyunus, Ilıca Hotel, Grand Ontur, Sisus Marina ve Biblos Alaçatı gibi tesislerle yaklaşık 4 bin 725 kişilik toplantı ve etkinlik kapasitesi bulunduğunu belirten Ataman, Çeşme’nin butik ölçekli kongreler, incentive organizasyonları ve marka etkinlikleri için güçlü bir alternatif sunduğunu ifade etti. Özellikle Alaçatı merkezine yakın orta ölçekli bir kongre merkezi yatırımının, bölgenin MICE potansiyelini önemli ölçüde artıracağını söyleyen Ataman, butik oteller ile kongre merkezi arasında buggy servisleri gibi çözümlerle Çeşme’nin Antalya ve Kıbrıs’a alternatif bir incentive destinasyonu haline gelebileceğini belirtti.

“ÇEŞME TOURISM BOARD YAPILANMASI OLUŞTURULMALI”
Kongre turizminin sürdürülebilir büyümesi için uluslararası MICE pazarlamasının profesyonel şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Ataman, convention bureau yapılanmasının kurulmasının önemine dikkat çekti. ICCA üyeliği ve uluslararası MICE fuarlarına katılımın, Çeşme’nin dünya MICE pazarındaki görünürlüğünü artıracağını söyleyen, destinasyon yönetiminin profesyonel şekilde ele alınmasının önemine değinen Ataman, Çeşme Tourism Board yapılanmasının oluşturulmasının, bölgenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
“DOĞRU KARAR VERİCİLER AĞIRLANMALI”
“Atılacak adımların tek merkezden yönetilmesi gerekiyor” diyen Ataman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yapı; destinasyonun konumlandırılması, iletişim stratejisinin belirlenmesi, ulusal ve uluslararası fuar katılımları, fam trip organizasyonları, tur operatörleri ve acente ilişkilerinin yönetilmesi gibi tüm süreçleri profesyonel şekilde yönetmeli.” Fam trip organizasyonlarında doğru karar vericilerin ağırlanmasının önemine dikkat çeken Ataman, direkt uçuş bulunan ülkelerdeki havayolu yöneticileriyle iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini ve hedef pazarlarda doğru acenta ağlarının özenle belirlenmesinin kritik olduğunu söyledi.
“SEZON EKİM SONUNA KADAR UZATILMALI”
Çeşme’nin sezonunun nisan ayından ekim sonuna kadar uzatılması gerektiğini aktaran Ataman, bunun için destinasyonun yaşayan bir şehir kimliği kazanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle Alaçatı bölgesinde peyzaj, aydınlatma, yol ve çevre düzenlemelerinin destinasyon algısını güçlendireceğini söyleyen Ataman, altyapı çalışmalarının sezon başlamadan tamamlanmasının ziyaretçi deneyimi açısından kritik olduğunu belirtti. Festival ve etkinlik takviminin de stratejik şekilde planlanması gerektiğini ifade eden Ataman, Alaçatı Ot Festivali gibi güçlü organizasyonların tarih planlamasının diğer bölgesel etkinliklerle çakışmayacak şekilde yönetilmesinin destinasyon trafiği açısından önemli olduğunu söyledi.
“EGE’NİN EN GÜÇLÜ YAŞAM VE DENEYİM DESTİNASYONLARINDAN BİRİ OLABİLİR”
Konuşmasının sonunda Çeşme’nin yalnızca Türkiye’nin değil, Ege’nin en güçlü yaşam ve deneyim destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Volkan Ataman; “Doğru planlama, güçlü iletişim stratejisi ve uluslararası iş birlikleriyle Çeşme dört mevsim yaşayan global bir marka destinasyona dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.,
