Cenay Toprakkaya

Kurul Kalesi’nden kazdıkça tarih fışkırıyor

Kurul Kalesi’nden kazdıkça tarih fışkırıyor
Yazı boyunu düşür Yazı boyunu yükselt Font boyutu Yazdır

Ordu’da 2010 yılından bu yana kazı çalışmalarının devam ettiği 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi’nin, bugüne kadar yüzde 30’u gün ışığına kavuştu. Antik bir yerleşim yeri, 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan Kurul Kalesi, Ordu kent merkezine 13 kilometre mesafedeki Bayadı Mahallesi’nde bulunuyor.

Sivri bir kaya üzerine kurulu kalede, Ordu Müzesi Müdürlüğü başkanlığında 2010 yılında Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt’un katılımıyla başlatılan kurtarma kazısı, bu tarihten itibaren her yıl belirli aralıklarla devam ediyor. Geçen yılki çalışmalarda bulunan yaklaşık 200 kilogram ağırlığında, 110 santimetre boyunda ve 2 bin 100 yıllık “Tahtında Oturan Ana Tanrıça Kibele”, bugüne kadar çıkartılan en önemli eser olarak göze çarpıyor.

40 KİŞİLİK BİR EKİP ÇALIŞIYOR

Heykelin yanı sıra 250-300 merdiveni de gün ışığına çıkarılan Kurul Kalesi’nde, kazı esnasında bulunan yüzlerce parçalarının incelenmesi sonucu milattan önce 2. ve 1. yüzyılda yerleşim olduğu belirlendi. Ordu’nun önemli turizm yerlerinden olan, çevresinde yürüyüş parkurları, oturma grupları, seyir terasları yapılan Kurul Kalesi’nin bulunduğu alanda, tarihi dehliz ve su sarnıcı da yer alıyor. Kalede, bu yılki kazı çalışmalarında 20’si arkeolog olmak üzere 40 kişi çalışıyor.

DOĞU KARADENİZ’İN İLK BİLİMSEL ARKEOLOJİK KAZI ALANI

Prof. Dr. Yücel Şenyurt, konu ile ilgili yaptığı açıklamada 570 rakımda kazı çalışmalarının büyük titizlikle yürütüldüğünü söyledi. Doğu Karadeniz’in ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olan Ordu Kurul Kalesi’ndeki çalışmalara hayli önem verdiklerini belirten Şenyurt, yüzde 30’u ortaya çıkarılan kalenin tamamını gün yüzüne çıkarma noktasında kararlı olduklarını dile getirdi.

Kurul Kalesi

KALE YAVAŞ YAVAŞ ORTAYA ÇIKIYOR

Prof. Şenyurt, daha önce piknik alanı olarak kullanılan alanda, 2010’dan itibaren sürdürülen arkeolojik kazılarda kendilerinin de beklemediği sonuçlar ortaya çıktığına işaret ederek şöyle konuştu: “Kazılar devam ettikçe buranın arkeolojik potansiyelinin oldukça büyük olduğu anlaşıldı. Daha ilk yılda yaptığımız kazılarda, kalenin taş temellerine ve taş duvarlarına ulaşmayı başardık. Her yıl büyük bir özveriyle yürüttüğümüz kazılar sonrası tarihi kale yavaş yavaş ortaya çıkıyor.”

ÇIKARILAN ESERLER KENT MÜZESİ’NDE SERGİLENECEK

Ortaya çıkarılan kale duvarlarını çeşitli yöntemlerle korumaya çalıştıklarını aktaran Yücel Şenyurt, gelecek yıldan itibaren kalede restorasyon çalışmalarının da başlayacağını, kazılar sırasında yüzlerce tarihi eserin toprak altından çıkarıldığını ifade ederek; bunlar arasında kalenin giriş kapısı, dinsel ve kültürel alanlarda kullanılan seramik, sikke, ok ucu, tanrı ve tanrıça büstleri, depolama küpleri, su testileri, metal silahlar ve bıçaklar, hançer uçları, baltalar, kazmalar, çapalar, keskiler ve dokuma tezgahlarının yer aldığını anlattı. Çıkardıkları tüm eserleri şimdilik kazı evinde muhafaza ettiklerini aktaran Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Şenyurt, ilerleyen süreçte bu eserlerin kent müzesinde sergileneceğini söyledi.

15 YILLIK BİR SÜREÇ ÖNGÖRÜLÜYOR

Geçen yıl bulunan Ana Tanrıça Kibele heykelinin ardından kazıların daha titiz yürütüldüğünü ifade eden Şenyurt, bu heykele benzer farklı heykellerin de olduğunu ümit ettiklerini, Kibele heykelinin Ordu Müzesi’ne götürüldüğünü, 7-8 aylık sürecin ardından heykelin restorasyon ve konservasyonunun tamamlanacağını bildirerek, yaklaşık 10 hektarlık yerleşim alanına sahip kalenin tamamıyla ortaya çıkarılmasının 15 yıl daha sürmesini beklediklerini dile getirdi. Kalenin daha sonra bölge turizmine kazandırılacağını belirten Prof. Dr. Şenyurt, akademik ilginin yoğunlaştığı Kurul Kalesi’nin gelecek yıllarda tarih kitaplarında da yer alarak öğrencilere anlatılması gerektiğini kaydetti.

 

Bir Cevap Yazın

vakıf taşdelen su

noyadecor