TURİZM HABERLERİNİ BİR DE TOURMAG TURİZM DERGİSİ SAYFALARINDA OKUYUN...

Tarihe Pedal Çevirmek (1): Ayakapı Caddesi

Yazar Oğulcan Tatar

Sabahın erken saatlerinde bisikletimi alıp, kendiliğinden gelişen bir rotayı takip etmek üzere pedal çevirmeye başladım. Marmaray, sabahları yoğun saatler haricinde (07.00-08.30 yoğun saatler olarak kabul edilir) bisikletle yolcu taşımaya izin verdiği için saat 06.20’de Bostancı’dan bisikletime binerek, Tarihi Yarımada’nın yolunu tuttum. Sabah kimseler yokken Ayasofya ve Sultanahmet Cami arasında ruhumu dinlendirdikten sonra Aksaray, Fatih Cami, Unkapanı ve Eminönü’nü içeren bir rota yapmak istedim. Hipodrom’dan Şerefiye Sarnıcı’na, oradan da Divanyolu Caddesi’ne çıkarak pedal çevirmeye devam ettim.

Ayakapı

Bisikletle çıktığım tarihi eser ve kültürel miras keşiflerine seri halinde devam edeceğim için yukarıda kısa bir bisiklet güncemi paylaşmış bulundum, şimdiyse size özel bir yer anlatacağım. Fatih Camii’nden Haliç’e doğru indiğinizde, sahilde karşınıza İBB Haliç Sosyal Tesisleri çıkacak. Benim sizinle paylaşacağım kısım, sosyal tesisin tam karşı kaldırımındaki renkli köşe… Üstelik burası Haliç surlarının Ayakapısı’nda yer alıyor. Bulunduğu caddenin adı da Ayakapı Caddesi…

Ayakapı Caddesi
TÜRBE, KARAKOL VE ÇEŞME

Her gün önünden binlerce insanın geçip, öneminin farkına varamadığı bir yerdeyiz. Biz türbeden, yani en eskisinden başlayalım ve yeniye doğru gidelim. Fatih Sultan Mehmet’in sekbanbaşı Abdurrahman Ağa’nın türbesi, Ayakapı’nın bitişiğinde yer alıyor. İstanbul’un fethinde şehit düşen Abdurrahman Ağa, öldüğü yere gömülmüş ve şu an ufak bir pencere eşiğinden kabri görülebiliyor. Türbenin bitişiğinde ise şu an “Nev-i Cafe” olarak işletilen yeniçeri karakolu, yüzyıllar boyunca karakol olarak hizmet vermiş. Günümüzde geçirdiği restorasyondan sonra terasından Haliç manzaralı bir kafe olarak hizmet vermeyi sürdürüyor.

Ayakapı Caddesi’nin başındaki kültürel miras üçlememizin sonuncusu ise Cumhuriyet Çeşmesi… Üzerindeki kitabede eski Türkçe ile “Cumhuriyet Çeşmesi” yazıyor. Kitabedeki tarih 1341, yani miladi takvime göre Cumhuriyetimizin ilan edildiği 1923 yılına tekabül ediyor. Tarih konusunda tarihçiler ikiye ayrılıyor. Çeşmedeki tarih Rumi takvime göre belirlendiyse 1925 yılına, Hicri takvime göre yazıldıysa da 1923 yılına tekabül eder. Dolayısyla kesin bir tarih belirtmekten ziyade 1923-1925 arasında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan bir çeşme desek daha doğru olur. Eğer çeşme 1926 yılına denk gelen bir günde yapılsaydı tarihi net olarak bilirdik, çünkü ülkemiz miladi takvim kullanmaya 1 Ocak 1926 yılında başladı. Miladi takvime geçişten iki sene sonra, 1928 Kasım’ında ise harf devrimi gerçekleşti ve Latin harflerini kullanmaya başladık.

Haliç surları ve surların etrafında kalan tarihi eserler hakkında daha fazla bilgi almak için http://www.saffetemretonguc.com/cibali-ve-halic-surlari/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz...

Ayakapı Caddesi
istanbul antika ve sanat fuarı

İLGİLİ HABERLER